'6-7 Eylül Olayları nedir?', '6-7 Eylül 1955'te ne oldu?', '6-7 Eylül Olayları neden ve nasıl oldu?' sorularının yanıtları internette araştırılıyor. Mustafa Kemal Atatürk'ün evinin bombalandığı haberi üzerine akşam saatlerine doğru Taksim Meydanı'nda toparlanmaya başlayanlar, slogan ve afişlerle İstiklal Caddesi'ne doğru ilerleyerek Rum dükkanlarını tahrip etmeye başladı. Olaylar İstanbul’un her yanına yayılırken, saldırılar kısa süre sonra yerini dükkanların yağmalanmasına bıraktı. Saldırıya uğrayan ve yağmalanan işyerlerinin yüzde 59'u Rumlara, yüzde 17’si Ermenilere, yüzde 12'si ise Yahudilere aitti. Resmi kaynaklara göre, 6-7 Eylül Olayları bağlamında 4 bin 214 ev, bin işyeri, 73 kilise ve 26 okul tahrip edildi. İnsan hakları örgütü Helsinki Watch'a göre olaylarda 15 kişi hayatını kaybetti. Detaylar haberimizde...
6-7 EYLÜL OLAYLARI NEDİR?
Tarihte bugün, 6-7 Eylül Olayları olarak kayda geçmiş 1955 yılında gayri müslimlere yapılan zulüm ve talan on yıllar sonra bile utançla hatırlanıyor. İstanbul'da özellikle Beyoğlu ve Büyükada'da yaşayan azınlıklara yönelik katliam ve yağma hareketinin olduğu günler olarak tarihe düşen 6-7 Eylül Olayları'nın bugün 65. yılı...
İstanbul'da yaşayan başta Rumlar'a olmak üzere azınlıklara yönelik tahrip ve yağma hareketinin üzerinden 64 yıl geçti. O dönemde ülkedeki toplumsal çeşitliliği belirtmek için yaygın olarak yapılan 'mozaik' benzetmesine atıfta bulunarak, 6-7 Eylül Olayları 'mozaik çatladı' betimlemesiyle tarihimizde yer aldı.
Olaylar, Londra'da Kıbrıs görüşmeleri devam ettiği günlerde meydana geldi. Grivas önderliğindeki EOKA, adada yaşayan İngiliz ve Türklere karşı terör saldırılarına başlamış, saldırılar kamuoyunda büyük bir öfkeye neden olmuştu. Bu sırada İngiltere, Türkiye ve Yunanistan'ı konuyu görüşmek üzere Londra'da toplanacak üçlü bir konferansa davet etmiş, Konferans 29 Ağustos'ta başlamış ve Dış işleri bakanı Fatin Rüştü Zorlu Türkiye'yi temsilen yerini almıştı.
YALAN HABERLE FİTİL ATEŞLENDİ
64 yıl önce bugün, İstanbul'da yaşayan gayrimüslimler bir yalan haberle hedef haline getirildi. Dışişleri yetkilileri Londra'da Kıbrıs temaslarına devam ederken Selanik'te Atatürk'ün evine Yunanlılar tarafından bomba atıldığı haberinin yayılması üzerine, 6 Eylül 1955'te ellerinde kazma, balta ve sopalarla sokaklara dökülen binlerce kişi gayrimüslimlere ait ev ve iş yerlerini yakıp yıktı.
İstanbul Ekspres gazetesi "Atamızın evi bombalandı" manşetiyle ikinci baskısını yaptı. Tirajı 20 bin civarında olan gazete 6 Eylül'de 290 bin bastı.
6 Eylül 1955'te ellerinde kazma, balta ve sopalarla sokaklara dökülen binlerce kişi resmi kaynaklara göre 4 bin 214 ev, 1004 iş yeri, 73 kilise, 1 sinagog, 2 manastır, 26 okul ile aralarında fabrika, otel vb. 5 bin 317 yeri tahrip etti.
MEZARLIKLAR VE DİNİ YAPILAR TAHRİP EDİLDİ
Kiliselerin içindeki kutsal resimler, haçlar, ikonalar ve diğer kutsal eşyalar tahrip edildiği gibi, İstanbul'da bulunan 73 Rum Ortodoks kilisesinin tamamı ateşe verildi.
İstiklal Caddesi'ndeki olaylarda 11 kişinin hayatını kaybettiği açıklanırken, Helsinki Watch örgütünün bir raporuna göre ise ölenlerin sayısı 15 olarak kayıtlara geçti.
SALDIRI DİĞER SEMTLERE DE SIÇRADI
Saldırılar eş zamanlı olarak İstanbul'da Rumlar'ın yoğun olarak yaşadığı diğer semtlere; Beyoğlu, Kurtuluş, Şişli, Nişantaşı, Eminönü, Fatih, Balat, Eyüp, Bakırköy, Yeşilköy, Ortaköy, Arnavutköy, Bebek'e kadar uzanmış hatta Moda, Kadıköy, Kuzguncuk, Çengelköy'de de meydana gelmiştir.
Olayların ardından, Türkiye'de yaşayan binlerce Rum, Türkiye'den göç etti. Nüfus mübadelesi sonucunda 1925 yılında yaklaşık 100 bine düşen İstanbul'daki Rum nüfus, 2006 yılında 2 bin 500 kişiye kadar düştü.
TAKSİM'DE BÜYÜK MİTİNG DÜZENLENDİ
Kıbrıs Türktür Cemiyeti (KTC) adına yayınlanan deklarasyon yanı sıra çeşitli öğrenci birliklerinin yayınladığı bildiriler doğrultusunda da Taksim Meydanı'nda bir protesto mitingi düzenlendi. Bu mitingin ardından, bazı gruplar İstiklal Caddesi'ne yönelerek buradaki gayrimüslimlere ait iş yerlerinin camlarını kırdı.
Olayların kontrolden çıkması üzerine Adnan Menderes Sapanca'dan çağrıldı ve sıkıyönetim ilan edildi. Olaylarla ilgili olarak önce 3 bin 151 kişi tutuklandı. Sonradan bu sayı 5 bin 104'e yükseldi.
SİYASİ CEPHEDE SARSINTI
Bu süreçte İçişleri Bakanı Namık Gedik istifa etti ve yerine geçici olarak Savunma Bakanı Ethem Menderes atandı, Bakan Fuat Köprülü vekaleten Savunma Bakanlığı görevini üstlendi. Milli Emniyet Hizmetleri şefi (MAH Reisi), İzmir valisi, İzmir’de bulunan birliklerin komutanları, İstanbul emniyet müdürü ve üç general, hükümet tarafından görevden alındı, bir dizi memurun olayların engellenememesinden sorumlu oldukları gerekçesiyle görev yerleri değiştirildi.
Londra'daki konferans ise kesilmiş , Kıbrıs sorunu artık Türk-Yunan anlaşmazlığı olarak tüm dünya kamuoyuna farklı bir çerçeve içinde sunulmaya başlanmıştır.
"EN KÖTÜSÜ, HARÇLIK VERDİĞİM ÇOCUKLARIN EVİMİ TAŞLAMASIYDI"
Sevilen futbolcu Lefter, Toto karaca, fotoğraf sanatçısı Ara Güler gibi isimlerin de çıkan olaylardan zarar gördüğü o günlerde, Atatürk'ün Selanik'teki evinin bombalandığı şeklinde yalan iddialar ve haberler yayılmak suretiyle, halk galeyana getirilmiş, başta Rumlar olmak üzere gayri müslimlerin evleri ve iş yerleri yağmalanmıştı.
Fenerbahçe ve Türkiye Milli Takımı'nda forma giyen futbolcu Lefter, ülkede 'futbolun ordinaryusu' denilecek kadar sevilirken 6-7 Eylül olaylarından büyük zarar gören isimlerden sadece birisiydi.
Türk futbolunun en popüler futbolcularından biri olarak yıllarca alkışlanan ve 13 Ocak 2012 yılında vefat eden Lefter, 6-7 Eylül olaylarında yaşadığı zulmü şu sözlerle anlatmıştı: 15 gün önce gol attığımda omuzlardaydım. O gün ise kayalar ve boya tenekeleri ile karşılaştım. En kötüsü harçlık verdiğim çocuklar evime saldırdı. Kızlarım küçüktü, onları öldürmeye kalktılar. (...) Çok sordular kim yaptı diye, ama o gün de söylemedim, bugün de söylemeyeceğim."
Bu haber hakkında düşüncelerinizi yorum kısmında belirtebilirsiniz!