Üniversite Öğrencilerinin İsyanı! "Hayatta Kalmak Değil, Yaşamak İstiyoruz"
"DOĞRU DÜRÜST DOYMUYORUZ"
22 yaşındaki İzzet Çandır, yaşadıkları sorunları şöyle anlattı:
“Arkadaşlarım, akşam yemeği yiyebilmek için Tuzluçayır’dan Çankaya Belediyesi’nin verdiği yemek için bu yolu kat ediyor. Ardından geri evlerine dönüyorlar. Nitelikli bir beslenme düzeni oturtamıyoruz. Aylık düzenli alışverişler gerçekleştiremiyoruz. Son gelen zamlardan sonra en ucuz markette bile 30’lu yumurta 40 lira olmuşken ne kahvaltı ne akşam yemeği… Doğru dürüst doymuyoruz. Eğitim, günümüzde okuyan bir genç için çok pahalı ve lüks olmaya başladı. Kitap parası, kira parası, part time çalışmak zorunda olmamız…”
"375 TL YURT PARASI VEREMEDİĞİM İÇİN OKULUMA ÇEVRİMİÇİ DEVAM ETMEK ZORUNDA KALIYORUM"
Eskişehir Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi 4. sınıf öğrencisi Hilal Bektaş ise 4 kişilik devlet yurduna ayda 375 TL yurt parası vermediği için Ankara’ya ailesinin yanına döndüğünü söyledi. Bektaş, “Annem de bin 500 lirayla geçinmeye çalıştığı için bana gönderebileceği para sınırlı zaten. O yüzden okuluma yüz yüze değil, çevrimiçi devam etmek zorunda kalıyorum. Annem ne kadar geçinebiliyor ki bana ne kadar para verebilsin” dedi.
"BEN HAYATTA KALMAK DEĞİL YAŞAMAK İSTİYORUM"
850 TL’lik öğrenim kredisiyle ihtiyaçlarını yine karşılamayacağını söyleyen 21 yaşındaki öğrenci “Arkadaşlarımla oturup kahve içmek gayet basit bir aktivite. Ben bu kahveye para veriyorum ama yarın bunun altından kalkabilecek miyim finansal olarak? Bunu sürekli düşünmek zorundayım. Ben, hayatta kalmak değil, yaşamak istiyorum. Şu an yaptığım şey hayatta kalmak. En temel ihtiyaçlarımı bile alamaz haldeyim. Giyinme, barınma bu ihtiyaçlarımı bile karşılayamaz durumdayım. Çünkü yetmiyor” diye konuştu.
"DOĞAL GAZ YAKAMIYORUZ, YORGANLA BATTANİYEYLE OTURUYORUZ EVDE”
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 3. sınıf öğrencisi 20 yaşındaki Nihal Yılmazarslan da aldığı burs ve kredinin yetmediğini, bu nedenle bin 50 TL olan ev kirasını ailesinin karşıladığını belirterek yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Genel olarak herkes şu an çok yetersiz olarak besleniyor. Beslenmeye karın doyurma şeklinde bakıyoruz. Çabuk doyuran ve az maliyetli olan şeylerle besleniyoruz. Beslenme nitelikli de olmalı. Neredeyse dışarıda yemek yemekle evde yemek yapmak aynı maliyete gelmeye başladı. Marketten bir şey alıp tüketmek bile çok pahalı. Bir markete giriyoruz, temel ihtiyaçlarımızı alıyoruz, 200 lira çıkıyor cebimizden. Öğrencilerin temel sorunları devletten destek görmemek. Bizim tüm sıkıntılarımız ekonomik sebeplere dayanıyor. Evinde doğal gaz yakamama bile bunların bir örneği. Ben de dahil birçok arkadaşım evinde doğal gaz yakamıyor. Yorganla battaniyeyle oturuyoruz evde. Ya da kat kat giyinip ısınmaya çalışıyoruz.”
Bunlar da ilginizi çekebilir