Ukrayna Büyükelçisi Bodnar: Biz Türkiye'nin 100 Sene Önce Yaşadığını Yaşıyoruz
Ukrayna Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, "Hem Türk halkı hem de siyasetçiler, kimin saldırgan olduğunu, suçlu olduğunu ve kimin ise kurtuluş savaşını sürdürürken kendi toprak bütünlüğünü savunduğunu b...
Ukrayna Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, "Hem Türk halkı hem de siyasetçiler, kimin saldırgan olduğunu, suçlu olduğunu ve kimin ise kurtuluş savaşını sürdürürken kendi toprak bütünlüğünü savunduğunu biliyor. Biz fiilen Türkiye’nin 100 sene önce yaşadığınız durumu yaşıyoruz” dedi.
Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, son gelişmelerle ilgili soruları yanıtladı. Rusya saldırısının başladığı 24 Şubat’tan bu yana ilk kez iki ülkenin Dışişleri bakanlarının bir araya geldiği Antalya Diplomasi Forumu’na ilişkin izlenimlerini aktaran Bodnar, bu görüşme için Türk tarafına teşekkür etti. Büyükelçi Bodnar, şöyle konuştu:
“TÜRKİYE GERÇEK ARABULUCU ROLÜ ÜSTLENDİ”
“Türkiye bu konuda kimsenin başaramadığını başardı ve gerçek bir arabulucu rolünü üstlendi. Gerçekten görüşme çok zordu ve orada Bakanıma eşlik ediyordum. Bana göre, Lavrov’un müzakere için yeterli yetkisi yoktu. Oraya Ukrayna’nın tutumunu öğrenmek için geldi. Mariupol’den açılması gereken insani koridor konusunu bile çözemedi. Dili ültimatom diline daha çok benziyordu, diplomasi diline değil.
Ateşkes ve Rus birliklerinin ülkemizden çekilmesi için görüşmeye hazırdık. Bunu müzakerenin başlangıcı olarak değerlendiriyorduk. Bakan Çavuşoğlu’nun Moskova ziyareti de bu sürecin devamıdır. Bakan Çavuşoğlu sonrasında Ukrayna’da. Bakanlarımız üçlü görüşme formatının devam etmesi konusunu görüşecekler. Bizim için önemli olan çatışmaların durması ve Rus ordusunun 24 Şubat’tan önceki bulunduğu konuma geri çekilmesidir.”
“UKRAYNA VATANDAŞLARINA GEÇİCİ KORUMA STATÜSÜ VERİLMESİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ”
24 Şubat’tan bu yana Türkiye’ye yaklaşık 35 bin Ukrayna vatandaşının geldiğini anlatan Bodnar, şöyle devam etti:
“Burada kalmaları ve geçici koruma statüsü alabilmeleri üzerinde çalışıyoruz. Aynı zamanda vatandaşlarımızın sıkıntısız bir şekilde kalmaları için İçişleri Bakanlığı ve Göç İdaresi ile temas içindeyiz. Savaşın yakında bitmesini bekliyoruz ve vatandaşlarımızın da ülkesine dönmesini istiyoruz.
“NATO ÜLKELERİNİN YAPMADIKLARINI TÜRKİYE YAPABİLDİ”
Savaş başladığından beri Türk vatandaşlarının çoğu Ukrayna’ya destek oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ve diğer Türk makamları bu savaşın kabul edilemez olduğunu ifade ediyor. Biliyoruz ki Rus saldırganlığı Türk toplumu tarafından da kabul edilmiyor. Birkaç gün önce Türkiye Cumhurbaşkanı, Almanya Başbakanı ile bir araya geldiğinde ‘NATO üyesi ülkelerinin yapmadıklarını Türkiye yapabildi’ dedi.
“SİZİN 100 SENE ÖNCE YAŞADIĞINIZ DURUMU YAŞIYORUZ”
Hem toplum hem de siyasetçiler arasında şöyle bir anlayış var: Kimin saldırgan olduğunu, suçlu olduğunu ve kimin ise kurtuluş savaşını sürdürürken kendi ülkesini ve toprak bütünlüğünü savunduğunu biliyor. Fiilen sizin 100 sene önce yaşadığınız durumu yaşıyoruz.
"BİZİM İÇİN EN ZOR MÜZAKERELER, KOLAY SAVAŞTAN İYİDİR"
Putin, Sayın Erdoğan’a ‘Biz saldırmayacağız’ diyerek fiilen Türk tarafını kandırdı. Ama biz savaşı sonlandırmak için diplomasiye devam etmeye hazırız. Bizim için en zor müzakereler bile kolay savaştan iyidir. Moskova’daki gelişmeler neticesinde Sayın Çavuşoğlu’ndan mesajları bekliyor olacağız. Silahlı Kuvvetlerimiz Ukrayna’yı savunurken, toprak bütünlüğümüzü korumaya devam ediyorlar. Sahada ne kadar güçlü olursak müzakere masasındaki argümanlarımız da o kadar güçlü olacaktır”
“BİZ SADECE KENDİMİZ DEĞİL, AVRUPA’YI DA SAVUNUYORUZ”
Bayraktar İHA’ların Ukrayna’nın savunmasında çok etkili olduğunu söyleyen Büyükelçi Bodnar, NATO ülkeleri başta olmak üzere Ukrayna’da uçuşa yasak bölge ve hava sahasının kapatılması için gerekli başvuruları yaptıklarını belirtti. Bodnar, şöyle konuştu:
“Türkiye dahil NATO ülkelere de ilgili başvuruyu yaptık. Karar Türkiye’ye bağlı. Bizim için buradaki kilit nokta Ukrayna şehirleri ve köylerinin bombardımanın son bulmasıdır. Tüm dünya şunu anlamalı, bunun iki yolu var: Ya hava sahasının kapatılması ya da Ukrayna’nın kendi hava sahasını koruması için gerekli askeri teçhizatın sağlanması. Ukrayna Rus saldırganlığına direnmezse diğer ülkeler de Rusya’nın hedefi olabilir. Bizim şu an sadece kendimizi değil, Avrupa’yı savunduğumuzu ifade etmek, tamamen gerçeği yansıtıyor.”
“RUSYA TAM OLARAK NASIL BİR ŞEYİ ELE GEÇİRDİĞİNİ ANLAMIYOR”
Avrupa’daki en büyük nükleer santralinin bulunduğu Zaporijya ve en büyük nükleer kazalardan birinin meydana geldiği Çernobil’deki son durumu aktaran Bodnar, “Nükleer enerji santrallerinin bulunduğu bölge şu an Rus işgalci birliklerinin kontrolü altında. Bence Rus askerleri tam olarak nasıl bir şey ele geçirdiklerini anlamıyorlar” diye konuştu. Büyükelçi, şöyle devam etti:
“Çeşitli şeyleri patlatıyorlar, böyle düşüncesiz hareketler bir felakete yol açabilir. Hatırlatmak isterim ki Zaporijya’daki nükleer enerji santrali Avrupa’nın en büyük santralidir. Ruslar açık bir şekilde bu santrali bizden çalmak istiyorlar, orada üretilen enerjiyi Rusya’ya aktarmak istiyorlar. Çernobil Nükleer Santrali ise neredeyse savaşın başladığı günden beri Rus işgalci birliklerinin kontrolü altında. Orada da olası tehdit oluşturabilecek bir süreç devam ediyor. Öncelikli olarak bu, santralin enerjisini kesme girişimleriyle alakalı. Çünkü bozulmuş reaktör koruma altında ve söz konusu korumanın faaliyet göstermesi için ek enerjiye ihtiyaç var.”
“BUDAPEŞTE MEMORANDUMU GİBİ İMZALANMAK İÇİN İMZALANMIŞ KAĞIDA İHTİYACIMIZ YOK”
Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de Ukrayna, Kazakistan ve Belarus arasında imzalanan Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’na atıfta bulunan Büyükelçi, Ukrayna’nın NATO üyeliğine ilişkin görüşlerini şöyle açıkladı:
“Rusya’yı kışkırtmak için değil, Rusya’dan kendimizi korumak için NATO’ya üye olmak istiyoruz. Rusya 2000’li yıllardan beri güvenliğimiz için potansiyel bir tehdittir. Fiilen 2008’de Gürcistan ve Ukrayna’yı NATO’ya kabul etmeyerek Batı büyük bir hata yaptı. Bu karar verilmiş olsaydı ne Ukrayna’da ne de Gürcistan’da savaş çıkmazdı. Fakat Batı bunu yapamadı veya korktu. Şu an biz acı çekiyoruz. Savaş başlamasına ve Rusya çocuklarımıza, kadınlarımıza saldırmasına rağmen NATO hayatta kalmamız için karar vermiyor. Bu da şunu gösteriyor: NATO kendi komşularını koruyamıyor. Rusya, NATO üyesi bir ülkeye saldırsa nasıl bir yol izleyeceklerini bilmiyorum. Cumhurbaşkanımız Zelenski, Ukrayna’nın güvenliğini belli garantiler vererek çıkmamız gerektiğini, Budapeşte’de olduğu gibi olmaması gerektiğini kastetti.
Bizim imzalanması için imzalanmış Budapeşte kağıdına ihtiyacımız yok. Bize gerçek bir müttefik, zor durumda kaldığımızda bize yardım edebilecek bir müttefik lazım. NATO teorik olmayı bıraktı. NATO üyelik ile ilgili bir karar vermemiz lazım çünkü NATO gördüğünüz gibi bir şey yapamıyor. Bu konuyu müzakere sürecinde görüşmeye açığız. NATO üyeliğini, güvenliğimizi garanti edecek başka alternatiflere değiştirmeye hazırız. Çünkü Budapeşte kağıdı gibi geçersiz olan kağıtlara ihtiyacımız yok.
Yorumlar