Politika

Tezcan: Kıdemli Hâkim yerine Tombaladan Çıkan Hâkimi Koymaya Çalışıyorsunuz

“AK PARTİ VE MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ KAYBETTİĞİ İTİBARI KANUNUN SATIR ARALARINDA ARAMAYA ÇALIŞIYOR” Siyaset, milletin gönlünde itibar kazanmakla yapılır. Siyaset yolculuğu, milletin gönlünde itibar kazanmaktan geçer. Eğer milletin gönlünde itibarınızı kaybetmişseniz milletin gönlünde kaybettiğiniz itibarı kanunun satır aralarındaki tuzaklarda bulamazsınız. Şimdi görüyoruz ki AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi, kaybettiği itibarı kanunun satır aralarında aramaya çalışıyor. Çarşıya, pazara güç yetmiyor. Mazot üç kat artmış, et iki kat artmış, süt artmış, ayçiçeği artmış; vatandaş, çarşıya gidemeyecek, pazara gidemeyecek hâle gelmiş. AK Parti, kaybettiğini yanlış yerde arıyor. Değerli arkadaşlar, bu kanun teklifinin altında imzası olan arkadaşlar, bu itibarı kanunun satır aralarında kaybetmediniz; çarşıda kaybettiniz, pazarda kaybettiniz, markette kaybettiniz. Nerede kaybettiyseniz orada arayın, burada boşuna uğraşmayın. Burada bulamayacaksınız. Şimdi, kanun teklifinde, ‘Baraj yüzde 10'dan yüzde 7'ye insin’ diyorlar. Güzel, teşekkür ederiz. Yüzde 10 barajın fazla olduğunu, bakın, değil günlerdir, aylardır, yıllardır konuşuyoruz ya, dilimizde tüy bitti. E yüzde 7'yi lütfetmiş arkadaşlarımız. Şimdi soruyorum; niye yüzde 7? Ha milletimiz bunu biliyor, hesabı yaptınız. Milliyetçi Hareket Partisi’nin ihtiyaç duyduğu oran yüzde 7.” MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, bu sırada “Onu siz nereden biliyorsunuz” diyerek Tezcan’a seslendi. Bülbül’e yanıt veren Tezcan, şöyle konuştu: “Ya bizi niye uğraştırıyorsunuz? O zaman gelin, hep beraber bir teklif verelim, birlikte diyelim ki ‘Milliyetçi Hareket Partisi’nin ihtiyacı olan oran neyse baraj odur’ diyelim. Niye '3, 7, 5, 8' diye uğraşıyorsunuz? “GİDİYOR GİTMEKTE OLAN, GELİYOR GELMEKTE OLAN” Bakın, her seferinde, burada sayın hatip de savunurken ‘E canım, yönetimde istikrar için baraj gerekli’ dedi. İyi de o, parlamenter sistemde gerekliydi. ‘E Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde yürütme tek kişi, onu da millet seçiyor.’ Bunu diyen sizsiniz. E milletin seçtiği, yürütmenin doğrudan vatandaşın oyuyla seçildiği sistemde artık barajın yönetimde istikrara bir etkisi yok ki. Artık mesele temsilde adalet. Bu sistem sürecekse barajın tamamen kalkması lazım ama makul bir baraj, en azından 6 siyasi partinin ortak mutabakatında söylediği gibi yüzde 3; evrensel ölçülerde de ‘Makul baraj yüzde 3'tür’ deniyor. Ya niye yüzde 3 getirmiyorsunuz? ‘Yok, MHP'nin ihtiyacına göre belirleyeceğiz, siyaset mühendisliği yapacağız’ diyorsunuz. Ama boşuna uğraşıyorsunuz. Gitmekte olanın, hiçbir zaman seçim kanunlarını değiştirerek çöküşten kurtulduğu görülmemiştir. Gidiyor gitmekte olan, geliyor gelmekte olan. Bu da sizi kurtarmayacak. “HAZIRLADIĞINIZ DİNAMİT ELİNİZDE PATLAYACAK” 2018'de komisyonda, yine bu kanunu değiştirirken o zaman da uyardık sizi, ben uyardım. ‘Ya oynamayın bu işlerle, bunlardan size kurtuluş yok. Bırakın bu numaraları, bu numaralar sizin ayağınıza takılır’ dedik; takıldı seçimlerde. Şimdi, ondan dönüp çıkışın peşindesiniz. Aslına bakarsanız, bu kanunun genel gerekçesini en doğru biçimde Sayın Semih Yalçın açıkladı. Bir mektup gönderdi, bir yazı gönderdi gazetelere, okudum ben onun tamamını. Orada diyor ki ‘Ya biz bu altı partinin ittifakından rahatsızız. Bu ittifakı nasıl dinamitleriz diye düşündük; altı partinin, bu masasının altına dinamit olarak bunu hazırladık.’ Ama boşuna, hazırladığınız dinamit elinizde patlayacak, o da sizin elinizde patlayacak, o da. Çünkü liderler açıklamayı yaptılar. “EN KIDEMLİ HÂKİMDEN NİYE RAHATSIZSINIZ” Değerli arkadaşlar, ‘En kıdemli hâkimden vazgeçeceğiz’ diyorsunuz. Ya Türkiye'de 1950'den beri seçim yapılır. 1950'den beri, yetmiş küsur yıldır en kıdemli hâkimler seçim kurullarının başkanıdır. Rahmetli Menderes bundan rahatsız olmadı, rahmetli Celal Bayar bundan rahatsız olmadı. Rahmetli Ecevit, Demirel, Turgut Özal, sayın bütün liderlerin hiçbirinin aklına bundan rahatsız olmak gelmedi. Niye siz rahatsızsınız? En kıdemli hâkimden niye rahatsızsınız? En kıdemli hâkimin yerine tombaladan çıkan hâkimi koymaya çalışıyorsunuz. En kıdemli hâkimin yerine tombaladan çıkan hâkimle seçim yapmak isteyeni bu millet sandıkta tombala torbasının içine sokacak, hiç şüpheniz olmasın. Elinizde patlayacak. “BELKİ DE SİZDEN KORKUYORLAR” Şimdi, deniyor ki yıllardır uygulanan bir yöntem var: Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu olan parti varsa Meclis’te her şeyi yapar. Grup başkanvekili vardır, öneri verir. Ya bu siyasi partilerin seçime girme hakkı da var. İşin ilginci, 2002 yılı seçimlerine giderken AK Parti de teşkilat şartını gerçekleştirmemiş olmasına rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu olduğu için seçime girme hakkı kazandı ve yirmi yıldır milletin verdiği oyla iktidarsınız. Ya yirmi sene önce bu kanunun size tanıdığı hakkı şimdi hangi endişeyle başkalarının elinden almaya çalışıyorsunuz? Ha belli ki demokrasiye kurduğunuz tuzağı bozmaya dönük, 15 milletvekilinin demokrasi kahramanı olarak İYİ Parti’ye gidip oyununuzu bozması canınızı çok acıtmış. Hâlâ canınız yanıyor. Belli ki bu. Ya iyi de demokrasiye tuzak kuracaksınız, Gemerek'te bir hâkim bulacaksınız, Gemerek'te bulduğunuz hâkime Ankara'daki olağanüstü kurultayın yapılmasını erteleteceksiniz, olağanüstü kurultay yapmayınca birileri çıkacak ve diyecek ki ‘Biz milletin bağrına gidiyoruz’ deyip İYİ Parti’yi kuracak, bu sefer başka bir tuzak planlayacaksınız, İYİ Parti’nin seçime girmesinin önüne tuzak kuracaksınız ve demokrasi kahramanı iki lider, Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu ile Sayın Akşener el ele verecek, sizin oyununuzu bozacak; belli ki canınızı çok yakmış. Ama Gemerek'te hâkim bulsanız da Meclis’te arzu ettiğiniz sayıyı bulsanız da bu milletin gönlü Gemerek hâkiminin oyununu bozmaya da yeter, Cumhur İttifakı'nın planını bozmaya da yeter; göreceksiniz. Belki de ben yanılıyorum, belki de bunun asıl sebebi bu değil.” Bu sırada MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, Tezcan’a, “Çok yanıldın, hepsi palavra” diye seslendi. Tezcan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Belki de bu maddeyi getirmenizin sebebi, sevgili AK Partili kardeşlerim, sizden hile seziyorlar, sizden, AK Parti grubundan. Hani 2002'de 20 kişi ayrılıp, bundan yararlanıp o seçime girdiniz ya ‘İktidar çökerken batan gemiden kaçan 20 milletvekili olur da bizim grubumuzdan ayrılır, ayrı bir parti kurar, seçime girer de başımıza bela olur’ diye kendi grubuna güvenmeyen bir kanun teklifidir bu. Sizden korkuyorlar belki de sizden.” MHP Bursa Milletvekili Mustafa Hidayet Vahapoğlu, Tezcan’a “Muharrem İnce'nin yanına gidenleri niye atamadınız partiden? Niye işlem yapmadınız” diye seslendi. Tezcan, şöyle devam etti: “BU KANUNDA BUGÜNKÜ CUMHURBAŞKANI SİZİN GEÇMİŞTE SAYDIĞINIZ BAŞBAKANIN NİTELİKLERİNE, KAPASİTESİNE SAHİP DEĞİL Mİ” “Yani söyleyecek şey çok. ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçtik, başbakanı kaldırdık’ diyorsunuz. Peki başbakanı kaldırdınız ya, güzel. Kanunların tamamında ‘başbakan’ yazan yere ‘cumhurbaşkanı’ yazdınız, bir bu kanun muaf. Kanunların tamamında ‘başbakan’ kelimesini çıkardınız, ‘cumhurbaşkanı’ yazdınız. Bir bu kanun muaf; yani bu kanunda bugünkü cumhurbaşkanı, sizin geçmişte saydığınız başbakanın niteliklerine, kapasitesine sahip değil mi, niye buraya koymadınız? Niye buraya koymuyorsunuz, niye? Bakın, uzatmaya gerek yok, herkes her şeyi, bunu biliyor.”