Rusya ile Ukrayna arasındaki tansiyon, Rusya’nın ayrılıkçı Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetleri’nin bağımsızlıklarını tanımasıyla iyice yükseldi. Rusya’nın son hamlesini değerlendiren Dış Politika Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, “Bu noktadan sonra Rusya’nın oradan çıkmasının çok zor olduğunu, Kırım benzeri bir yapıyla, ilhakla karşılaştığımızı söyleyebiliriz. Kırım’daki ilhak olayıyla Donbas’ta ve Luhanks’ta bağımsızlığını açıklayan yapıları tanımak iki farklı şey” dedi. Bağcı, “Ben, diplomasinin hala geçerli olduğunu, diplomatik kanalların açık olduğunu ve Rusya ile ABD arasında veya Rusya ile Avrupa ve NATO arasında şu aşamada askeri bir çatışmanın olmayacağını düşünüyorum” diye konuştu. Dış Politika Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, Rusya’nın Ukrayna’nın doğusundaki ayrılıkçı Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetleri’nin bağımsızlıklarını tanımasını değerlendirdi. Bağcı, “Donbas ve Luhanks bölgesindeki ayrılıkçıların dün akşamki başkanlık kararnamesiyle bağımsız devletler olarak tanınmaları ve bu bölgenin Rusya’nın güvenlik kontrolü ve sorumlu olduğu alana girmesi, Rusya’nın güvenlik yapısına ihtiyaç duymaları nedeniyle Rusya’nın oraya müdahale etmesi, bir noktada başta NATO olmak üzere Batı ülkelerini kontrpiyede bıraktı. Yani başlatmış oldukları bir oyunda puan kaybeden bir güreşçi gibi düşünün” dedi. “ASKERİ MÜDAHALE, AVRUPA’DA BÜYÜK BİR SAVAŞIN ORTAYA ÇIKMASI DEMEK” NATO ve Batı ülkelerinin olası bir Rus müdahalesi karşısında askeri müdahaleden başka bir seçeneği olmadığını vurgulayan Bağcı, şunları kaydetti: “Askeri müdahale seçeneğini kullanmak demek, Avrupa’da büyük bir savaşın, çatışmanın ortaya çıkması demektir. Bunun olması çok zor gibi görünüyor. Ukrayna ordusu Rusya ile Donbas’ta, Luhanks’ta çatışmaya girerse -girme ihtimali var ama- büyük oranda kaybetme durumuyla da karşı karşıya kalacak. O nedenle Batı’dan gelecek yardım, askeri yardımın yasallaşması gerekir. Nasıl olacak o da? Ukrayna’nın davet etmesi lazım, ‘bana yardıma gelin’ diye. Şu an böyle bir yardım da söz konusu değil.” “PUTİN ÇOK İYİ BİR SATRANÇ OYUNCUSU OLDUĞUNU GÖSTERDİ” Bağcı, Putin’in sergilediği tutumu şöyle yorumladı: “Benim gördüğüm kadarıyla Putin, bütün dünyaya göstere göstere, ‘fiili işgal’ olarak tanımlanan ve uluslararası hukuk normu olmaya doğru giden bir yaklaşımı sergiledi. ‘Ben, bu coğrafyada bana ihtiyaç duyan ve kendini bağımsız olarak ilan eden bölgelere yardımcı olurum’ politikasını takip ediyor. Tıpkı 2008’de, Gürcistan olayından sonra Abhazya’nın ve Güney Osetya’nın bağımsız devlet ilan edilip Rusya tarafından koruma altına alınması gibi. Sonuç: Putin çok iyi bir satranç oyuncusu olduğunu bu defa gösterdi. Amerikalılar poker oynuyorlar, ama ellerinde iyi kartları yoktu. Ve Putin onların ellerindeki kartı görerek hamlesini yaptı. Bana göre, bu noktadan sonra Rusya’nın oradan çıkmasının çok zor olduğunu, Kırım benzeri bir yapıyla, ilhakla karşılaştığımızı söyleyebiliriz. Kırım’daki ilhak olayıyla Donbas’ta ve Luhanks’ta bağımsızlığını açıklayan yapıları tanımak iki farklı şey, onu söyleyeyim. Yani Kırım’da, evet ilhak etti; ama burada, ilhaktan çok bağımsızlığını ilan eden iki devletin tanınmasıyla ortaya çıkan bir güvenlik yapısının onlara sunulması olarak değerlendirilmeli.” “TÜRKİYE’NİN ARABULUCUK GİRİŞİMİ YERİNDE BİR GİRİŞİM AMA BİZ AİLEDEN DEĞİLİZ” Ocak ayının son günlerinde Türkiye, iki ülke arasında arabulucu olmayı teklif etmişti. Türkiye’nin bu teklifi olumlu karşılansa da net bir geri dönüş olmadı. Türkiye’nin arabuluculuk girişimi için “diplomatik ve siyasi açıdan yerinde bir girişim” diyen Bağcı, şöyle devam etti: “Ama kabul edilmez. Çünkü biz aileden değiliz. Ukrayna ve Rusya arasındaki sorun, AB ve NATO ile Rusya arasındaki bir sorundur. Fransa hem BM’de hem de nükleer güce sahip bir ülke. Fransa’nın arabulucu olması tarihsel olarak da beklenen bir şey. Fransa’nın bunu yapma ihtimali daha fazla.” Türkiye ve Ukrayna arasındaki ilişkilerin çok iyi durumda olduğunu söyleyen Bağcı, şu değerlendirmede bulundu: “Bir koyun düşünün; bir bacağını Batı çekmiş, bir bacağını Rusya. Parçalanacak olan Ukrayna. Zelensky, çok haklı bir şekilde kaotik bir duruma düşmemeyi, Ukrayna ekonomisinin düzelmesi gerektiğini ve savaşa gereksinim olmadığını söylüyor. Ana özne olan Ukrayna, ‘savaş istemiyoruz’ diyor, diğer iki süper güç ise ‘biz savaş istiyoruz’ havası yaratıyorlar. Ruslar, ısrarla ‘işgal etmeyeceğiz’ diyerek çok iyi bir taktik uyguluyorlar. Ama birisine 40 defa ‘hasta mısın’ diye sorunca 41’inci defa ‘ben gerçekten hasta mıyım’ diye düşünür ya ABD ise bu taktiği uyguluyor. 40 defa ‘Rusya işgal edecek’ dedikleri zaman bütün dünyada böyle bir beklenti oluşuyor. Bu bir algı meselesi. Ama ben, diplomasinin hala geçerli olduğunu, diplomatik kanalların açık olduğunu ve Rusya ile ABD arasında veya Rusya ile Avrupa ve NATO arasında şu aşamada askeri bir çatışmanın olmayacağını düşünüyorum.” “TÜRK YAPIMI SİHA'LAR SAVAŞIN GİDİŞATINDA BELİRLEYİCİ DEĞİL” Ukrayna’nın Türk yapımı SİHA’ları alması Rusya ve Türkiye arasında gerilime sebep olmuştu. Türk SİHA’ları hakkındaki görüşlerini paylaşan Bağcı, “SİHA’lar önemli, ancak savaşın gidişatında belirleyici değildir. Savaşın gidişatını belirleyici olan Rus silahlarıdır, nükleer silahlardır, Rus uçakları ve tanklarıdır. Rusya’nın devasa askeri gücü karşısında Ukrayna’nın dayanma şansı yok” dedi. NATO üyesi olmayan Ukrayna’ya saldırılması durumunda NATO’nun Ukrayna’ya yardım edip etmeyeceğinin asıl sorun olduğunu vurgulayan Bağcı, şöyle konuştu: “NATO’nun Ukrayna’ya yasal olarak müdahale etmesi söz konusu değil. Neye göre? 5. maddeye göre. Ukrayna bir müttefik ülke değil. NATO ile ortaklığı ve ilişkileri olan, ama anlaşmayla bağlı olmayan bir ülke konumunda.” “RUSYA’YI BU COĞRAFYADAN ATMAK MÜMKÜN DEĞİL” Ukrayna’da savaş çıkması halinde Avrupa’daki bütün dengelerin değişeceğine işaret eden Bağcı, Rusya ve ABD gölgesindeki bir savaştan Çin ve Hindistan’ın kazançlı çıkacağını söyledi ve devam etti: “Çin en büyük ekonomi olacak. ABD’nin Afganistan’dan sonra Avrupa’da da bir mağlubiyeti olmuş olacak. Napolyon kaybetti, Hitler kaybetti ve üçüncü olarak Biden kaybeder. Rusya’yı bu coğrafyadan atmak mümkün değil. Rusya, Batı tarafından kabul edilmeyen, Batılı olduğunu iddia eden bir ülke. Ortak Avrupa güvenlik yapısı içerisinde Rusya’nın ne Avrupa Birliği üyeliği ne de NATO üyeliği söz konusu değil.” “ALMANYA ANAHTAR ÜLKE” Devam eden gerilimde Almanya’nın önemli bir konumda bulunduğunu söyleyen Bağcı, şu değerlendirmede bulundu: “2008 yılında, Ukrayna ve Gürcistan için bir yol haritası önerilmişti. Türkiye kabul etmişti ama Almanya, Angela Merkel kabul etmedi. Almanya kabul etmediği için yol haritası verilmedi. Bu konuda yanlış yapıldı. Yol haritası verilmiş olsaydı bugün çok daha fazla yol alınmış olacaktı. Ama olmadı. Kontağı kapattığınızı düşünün. Ama şimdi tekrar açmak istiyorsunuz. Aradan 14 yıl geçmiş. 14 yılda Rusya eski Rusya değil, Ukrayna eski Ukrayna değil. Ama Almanya hâlâ dünyanın ekonomik anlamda en önemli beş ülkesinden biri. Almanya’nın Rusya’ya karşı bir savaş içinde yer alması bugün açısından söz konusu değil diye düşünüyorum.”