Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından ziyaret edilen ve gerçekleştirilen ziyarette Gara hakkında bilgilendirilen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuşma yaptı.

Geçtiğimiz hafta hakkında ki mahkeme kararının TBMM Genel Kurulu'nda okunmasıyla yeniden milletvekili haklarını elde eden CHP'li Enis Berberoğlu da meclise geldi ve grup toplantısına katıldı. Konuşmadan satırbaşları şu şekilde;

CHP AVUKATLIK BÜROLARINDA KURULMADI

Bizim partimizin dokularında Kuvâ-yi Milliye ruhu var. CHP avukat bürolarında kurulmuş bir parti değildir, savaş meydanlarında kurulmuş bir partidir. Cumhuriyet'ten önce kurulmuştur ve bu partiyi kuran insanlar Cumhuriyet'i de kurdular.

BARDAĞI TAŞIRAN DAMLA

Bir bardak vardı ve yapılan tüm haksızlıklar o bardakta birikiyordu. Enis Berberoğlu damlası bardağı taşıran son damla oldu. Ve rahatlıkla söyleyebilirim ki dünya siyaset tarihinin en anlamlı ve uzun yürüyüşünü yaptık. Adına da adalet yürüyüşü dedik!

Memlekette adalet yoktu bizlerde adalet için yürüdük. Demokrasimizi güçlendirmek istiyoruz. Çağdaş uygarlığı yakalamak ve bu çağdaş uygarlığın da sonrasını geçmek istiyoruz. Bizim hedefimiz bu. Türkiye'de adaleti sağlamak adına mücadele eden milyonlar var. Enis Berberoğlu tekrardan görevinin başındadır. Hoş geldiniz!

SARAY YERLE BİR OLDU!

Enis Berberoğlu davasında Türkiye'deki yargının durumunu düşünebiliyor musunuz? Nasıl bir yargı! Anayasa Mahkemesi hak ihlali var diyor, alt mahkeme uygulamam diyor. Bir mahkeme düşünün Anayasa Mahkemesi'ni takmayacağım diyor! Gücümü Saray'dan alırım diyor! Bugün ise o Saray yerle bir oldu; Şimdi orda sadece şeklen bir Saray var!

O HAKİM GÖREVDEN ALINSIN!

Enis Berberoğlu davasında AYM'nin kararını uygulamayan hakimin görevinden derhal alınması gerekli. Bu ülkede talimatla görev yapan hakimler, yargı içinden çıkarılmadığı sürece bütün yargı suçlama altında kalıyor.

ŞEHİTLER ÜZERİNDE SİYASİ HESAPLAŞMA YAPILIYOR

Şehitlerimiz için yanıyoruz, içimiz yanıyor... Adeta Türkiye şehitler üzerinden hesaplaşıyor! İktidarın yaptığına bakın! Gara şehitleri 5.5-6 yıldır defalarca hatırlatılmasına rağmen terör örgütünün elindeydi. Bu 6 yıl boyunca ne yapıldı? Şehitler üzerinden hesaplaşılan bir iktidara denk geldik!

Aileler defalarca görüştüler. Benimle de görüştüler. Malatya'ya gittim orda da görüşmeler yaptım. Ailelerle basın toplantıları düzenlendi. Soru önergeleri verildi. Her soru önergesine ise sıradan cevaplar verildi.

"MÜJDEM VAR DEDİ" ASKERLERİMİZ ŞEHİT OLDU

Erdoğan çıktı "Bir müjde vereceğim!" dedi. Fakat askerlerimizin tamamı şehit oldu. Açıklama yapmaya korktular. Devleti yöneten birisi, ‘Çarşamba günü çok önemli bir açıklama yapacağım' diye bir açıklama yapmaz!

DAVULLA ZURNAYLA REHİNE Mİ KURTARILIR?

Operasyon dediğin gizli yapılır, kimseye söylenmez. Rahmetli Bülent Ecevit terör örgütünün başında ki kişiyi alarak getirdiğinde eşine bile haber vermemiştir. Devlet böyle yönetilir. Bunlar devleti bırakın köy bile yönetemezler!

Davulla zurnayla rehine kurtarılır mı? Rahmetli Bülent Ecevit, Kıbrıs çıkarmasını yaptığında gene kimseye eşine dahi haber vermemiştir. Bu davulla zurnayla harekat başlattık diye duyuruyor.

NEDEN VALİ AÇIKLADI?

– Şehit olan bu kardeşlerimizin öldüğü haberi geldi. Önce şunu düşündüm. Nerede, nasıl bu kardeşlerimiz şehit oldular. Bilgiler parça parça önümüze gelmeye başladı. Açıklamayı Malatya Valisi yapıyor. Niçin? Cumhurbaşkanı, Milli Savunma Bakanı var. İdlib'deki şehit haberlerimizi de Hatay Valisi vermişti. Çünkü hatalarını biliyorlar.

– Erdoğan, sanki hiç bu olaylar olmamış gibi bir yaylaya kahvaltıya gidiyor. Rize ile Trabzon arasında her 15 metreye bir polis dikiyorlar. Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir şey. Sen kendi vatandaşına güvenmiyorsun.

ŞEHİDİMİZİN ANNESİNİ TELEFONLA KONGREYE BAĞLIYORLAR

13 şehidimiz var. Umurunda değil. Tüm vatandaşlarımızdan rica ediyorum. Rize kongresini oturun izleyin. o gülmeler, kahkahalar, o fıkralar ben böyle bir ahlak görmedim!

Şehit annesini telefonla bağlıyorlar. Erdoğan keyifli, anne ağlamaklı. Ders vermeye kalkıyor. Allah bu millete sabır versin. Karşında ki bir şehit annesi ya. Onu bir propaganda malzemesi olarak kullanıyorlar!

ÇOCUKLARIN NEDEN BEDELLİ ASKERLİK YAPTI?

Bütün Türkiye görüyor nasıl güldüğünü, eğlendiğini. Askerlerimiz, sivillerimiz, devlet görevlilerimiz hayatlarını kaybetmiş. Bırakın da anne matemini yaşasın. Şehit annesine “Oğlunuz şehit oldu, siz bu şerefi yaşadınız” diyor. O şeref en çok sana yakışır. Göndersene çocuklarını askere sende. Niye bedelli askerlik yaptırdın çocuklarına? Neden bu ülkede hep fakir fukaranın çocukları bedel ödüyor! Hangi AKParti milletvekilinin çocuğu bedel ödedi bu ülkede?

İSTANBUL SEÇİMLERİ 13 VATAN EVLADINDAN DAHA MI KIYMETLİYDİ?

Erdoğan'a 5 soru yönelteceğim, cevabını da millet adına ondan bekleyeceğim. Bu sorular benim değil 83 milyonun sorusudur. Bu ülkede kim yaşıyorsa bu soruların cevabını vermeli. Çık millete açıkla!

Bölücü terör örgütünün tam 5.5 yıldır elinde tuttuğu bu çocuklar için ne yaptınız?

Terör örgütünün başı Öcalan’dan seçimlerde size yardımcı olması için mektup dilenirken neden vatan evlatları için çaba göstermediniz? Sizin için, İstanbul seçimleri 13 vatan evladımızdan daha mı kıymetliydi!

Yıllarca dostum Trump diye böbürlenip durdunuz. Neden dostluğunuzu vatan evlatlarımız için kullanmadınız? Daha önce benzer hadiselerde sorunun çözümünde büyük katkıları olmuş insan hakları örgütlerinden, terör örgütünün elinde tuttuğu evlatlarımıza zarar gelmemesi için en azından çağrıda bulunmak hiç aklınıza gelmedi mi?

ŞEHİTLERİN SORUMLUSU ERDOĞAN

Rize’de yaptığınız açıklamada bahsettiğiniz 13 vatan evladı için yapılan sınır ötesi operasyonunun başarısızlığının sorumlusu kim? 13 şehidimizin sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan’dır. 7’den 70’e tüm millet, sorduğum beş sorunun yanıtını bekliyor.

“AÇIM” DİYEN KADININ BAŞINA GELENLER

Bir kadın Elazığ’da Erdoğan’a “Açım aç” diyor. Sonra sosyal medyaya düşünce devletin valisi “Açım” diyen kadını valiliğe çağırıyor. Koskoca valisin, talimat aldın. Bari ayağına git. “Açım demeyeceksin, beni yanlış anladılar diyeceksin” diyor.

KALEMİNİ SATANDAN GAZETECİ Mİ OLUR?

Boğaziçi’nde bir eylem var. Rektör demokratik şekilde protesto ediliyor. Havuz medyası Uludağ’daki bir görüntüyü öğrencileri karalamak için kullanıyor. Havuz medyasının iftira konusunda müthiş yeteneği var. Gazeteci değiller. Kalemini satandan gazeteci mi olur! Öğrencilerle aileleri gurur duyuyor biz de gurur duyuyoruz.

BUNLARI SANDIKLA GÖNDERECEĞİZ

Sandık gelecek. Bu millet her şeyi not ediyor. Zaten anket sonuçlarından nasıl eridiklerini görüyoruz. Ama işin özü sandıkla geldiler, sandıkla bunları göndereceğiz. Hiç kimsenin arkasından bir şey söylemeyeceğiz. Demokrasi herkes için geçerlidir.