CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu CHP Grup Sözcüsü İbrahim Kaboğlu, AKP’nin Avukatlık Kanunu’nda değişiklik öngören yeni kanun teklifini değerlendirdi. Kaboğlu, avukatlık stajındaki değişikliğe ilişkin “Mesleğinin ilk adımı olan avukatlık stajının hedefine, doğasına, niteliğine aykırı bir durum oluşturur. Daha mesleğin başında savunma mesleğini dejenere ediyorsunuz. Böyle bir düzenleme olur mu? Gayriciddi özensiz bir madde nasıl yazılır” tepkisi gösterdi. Ödeneklerin barolar arasında dağıtılmasına ilişkin madde hakkında Kaboğlu, “Kamu hizmetleri önünde nimet ve külfette eşitlik ilkesine aykırıdır” dedi. Kaboğlu, kanun teklifinin bu şekilde yasalaşması durumunda yine Anayasa Mahkemesi’ne gideceklerini belirtti. Yaklaşık iki yıl önce çıkan kanunlaşan ‘çoklu baro’ düzenlemesinin ardından geçtiğimiz hafta, AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan ile 44 milletvekilinin imzasını taşıyan ‘Avukatlık Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Teklife göre, bir işte sigortalı olarak çalışılması avukatlık stajı için engel teşkil etmeyecek. Teklifte; Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından Türkiye Barolar Birliği hesabına aktarılan Adli Yardım ve CMK ödeneklerinin aynı ilde bulunan barolar arasında nasıl dağıtılacağına ilişkin de düzenleme yer aldı. Buna göre; ödeneklerin barolar arasında dağıtımında bir puanlama sisteminin esas alınması öngörüldü. Her baroya öncelikle 5 temel puan verilecek. Sonrasındaki puanlamalarda baroların üye sayıları ve il nüfusları baz alınacak. Barolara, kayıtlı her elli üye avukat ve her beş bin nüfus için bir puan verilecek. Her beş bin nüfus için tespit edilecek toplam puanın yüzde 40’ı o ilde bulunan barolar arasında eşit olarak, kalanı ise o ilde levhaya kayıtlı toplam avukat sayısına bölündükten sonra elde edilen rakamın her baronun üye sayısına çarpımı sorucu elde edilecek puana göre dağıtılacak. CHP İstanbul Milletvekili, TBMM Anayasa Komisyonu CHP Grup Sözcüsü ve Anayasa Profesörü İbrahim Kaboğlu, ANKA Haber Ajansı’nın teklife ilişkin sorularına yanıt verdi. Avukatlık stajında sigortalı olarak çalışılmasına ilişkin düzenleme hakkında Kaboğlu, şu yorumu yaptı: “AVUKATLIK STAJININ HEDEFİNE AYKIRI” “Bu madde aslında çalışan kişilere kolaylık olması amacıyla avukatlık stajyerliği yolu açmakta. İki yönü var. Bir, mali yönü. İki, mesleki yönü. Mali açıdan baktığımız zaman kuşkusuz çalışan birinin staj yapabilmesi, gelire sahip olması, kayda değer bir durum ama avukatlık açısından çalışan kişi hem çalışacak işte, hem de adliyede staj yapacak. Savunma mesleğinin ilk adımı olan avukatlık stajının hedefine, doğasına, niteliğine aykırı bir durum oluşturur. “HUKUK FAKÜLTELERİ HER GÜN ARTIYOR AMA NİTELİK DÜŞÜYOR” Bir avukatlık stajyerliği hemen hukuk fakültesi bitiren kişinin doğrudan başlayacağı şey olmamalı. Eleme olmalı. Türkiye’de hukuk fakültelerini kurma, yönetme ya da sayılarını artırma politikasızlığına son verme kaydıyla... Türkiye’de hukuk fakültesi eğitimi ve öğretimi, nicelik ve nitelik açısından ters orantılı ilişkiye sahiptir. Her gün artıyor hukuk fakültesi ama nitelik düşüyor ve bu tür düzenlemelerde hukukçu adayını nasıl yetiştireceğiz? Avukatlık stajına başlamak için nasıl bir bariyer oluşturacağız, sınav mı başka bir eleme tarzı mı?  Bütün stajyerleri sosyal güvenlik hakkına sosyal devletin gereklilikleri çerçevesinde nasıl kavuşturacağız, bunu düşünmemiz gerekir. Bunu düşünmediğimiz sürece böyle bir düzenlemenin birincisi bir stajyerin çalıştığı iş yerinde işini aksatma riski, ikincisi savunma mesleğine ilk adımı sakat atmasını sağlıksız yapması bakımından, üçüncüsü de bu tür düzenlemelerin bu olanaklardan yararlanan ve yararlanamayan stajyer adayları arasında giderek eşitsizlik yaratması. “BÖYLE GAYRİCİDDİ ÖZENSİZ BİR MADDE NASIL YAZILIR” Çünkü her stajyer her hukuk mezunu, sosyal güvenlik olanağına ve bir işe sahip değildir, babası fabrikatör değildir ya da babasının bir iş yeri yoktur. İş yapamayacak, göremeyecek durumda. O zaman siz o kişiyi, bu iyileştirmenin dışında tutuyorsunuz. Daha mesleğin başında savunma mesleğini dejenere ediyorsunuz. Böyle bir düzenleme olur mu? Gayriciddi özensiz bir madde nasıl yazılır? Kim için ve ne için yazılır? “EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRIDIR” Kaboğlu, puanlama esasına göre ödeneklerin barolar arasında dağıtılmasına ilişkin madde hakkında şu değerlendirmeyi yaptı: “Biz bunu iki yıl önce 2749 sayılı yasayı burada tartışırken, itiraz etmiştik. Baroları parçalayan yasa diye. O yasanın yürürlüğe girmesi durumunda avukatlar arasında barolar arasında, 1 Nolu baro 2 Nolu baro, ne tür sakıncalar doğuracağı konusunda ciddi eleştiriler, haklı eleştiriler yönetmiştik. O eleştiriler dikkate alınmadı. Anayasa Mahkemesi de tarihinin en büyük yanlış kararına imza attı ve onay verdi. Burada yapılan düzenleme amacına ulaşmayan baroların parçalama sistemini kısmen parçalama olduğu. İşte İstanbul, Ankara ve İzmir’de ikinci baro kurulamadı… Amacına ulaşılamadı. Bu eşitsizliği derinleştirmek suretiyle parçalanmış baroları nasıl ayakta tutabiliriz kaygısıyla 2 Nolu baroya ayrıcalık tanımak. Örneğin İstanbul Barosu 50 bin avukata sahip ise 2 Nolu İstanbul Barosu’nun 5 bin avukat üyesi varsa, o zaman devlet olanaklarından 5 bin üyelik baroya 50 bin üyelik baroya verdiği katkı kadar katkı vermesi kamu hizmetleri önünde nimet ve külfette eşitlik ilkesine aykırıdır. Siz baro üyesisiniz ama İstanbul Barosu’na kayıtlı olduğunuz için 2 Nolu Baro’ya kayıtlı olanlara göre çok daha az yararlanıyorsunuz, adli yardım payından. Tabi bu da son derece sakıncalı düzenleme söz konusu.” “BU ŞEKİLDE YASALAŞIRSA ANAYASA MAHKEMESİ’NE GİTMEK DIŞINDA ÇAREMİZ YOK” Kanun teklifinin bu şekilde yasalaşması durumunda Anayasa Mahkemesi’ne taşıyıp taşımayacakları yönündeki soruya Kaboğlu, şu yanıtı verdi: “Şöyle şimdi yargıya taşıma ihtimali kuşkusuz bu şekilde yasalaşması durumunda tabi ki. Ama Kaboğlu bir tür Anayasa Mahkemesi kapısını sürekli çalan bir vekil konumuna geldi. Öyle olmasını hiçbir zaman arzu etmeyiz. Ama bu şekilde gelirse yasalaşırsa, Anayasa Mahkemesi’ne gitmek dışında bir çaremizin olmadığını şimdiden söylemekte yarar var.”