Japonya’da kaldığı sığınma evinde günde bir saat kullanabildiği internet bağlantısıyla sesini duyurmaya çalışan Sema Kobayashi “Oğlum Türkçe’yi unutmuş, benimle konuşamadı bile korkusundan. Oğlumu almadan dönmeyeceğim” dedi.
ÇOCUĞUMU ALMADAN GİTMEM
2018 yılında eşinin kalp ve böbrek hastalığı nedeniyle Türkiye’de mimar olarak 20 yıldır çalıştığı kurumdan istifa ederek Japonya’ya gittiğini, hastane ve ev masrafları nedeniyle tüm malvarlığını harcadıktan sonra vasıfsız işçi olarak çalışmaya başladığını anlatan Sema Kobayashi “Eylül ayından itibaren psikolojik şiddet uygulamaya başladı, evden kovdu hatta 'ülkene dön' dedi. Ama çocuğumu vermeyeceğini söyledi” dedi. İlerleyen süreçte fiziksel şiddet uyguladığını, iteklediğini, kafasını duvara çarptığını anlatan Sema Kobayashi “Polis raporu da var. Ben şiddet görüyorum hemen her gün evden kovuluyorum. Yapacak hiçbir şey yok. Mayıs ayında sığınma evine yerleştirildim. Çocuğumdan 4 aydır uzak yaşıyorum. Ev hanımlarının çalıştığı bir fabrikada bisküvi dizerek yaşıyorum. Hayatımda yaşamadığım her şeyi bu sürede yaşadım. Hayatımda ilk kez gıdaya ulaşamaz hale geldim. Ama çocuğumu almadan dönmeyeceğim” dedi.
BURADAKİ MAHKEME ŞİDDETİ DİKKATE ALMIYOR
Japonya’da davasıyla ilgili 3 avukat görevlendirildiğini ancak yargılamanın, şiddete uğramış bir kadının davasıyla ilgili değil, sadece velayet dosyası gibi ilerlediğini anlatan Sema Kobayashi “Oysa ortada bir aile içi şiddet var. Ben buna maruz kaldım, çocuğum da bu şiddeti gördü. Eşimin Türkiye’de bir çocuğa şiddet uyguladığına dair ceza aldığı bir dosyası da var. Bu dosya da gönderildi Japonya’ya mahkemeye. Bana da biir çocuğa da şiddet uygulayan biri olarak görülmeli. Sadece bir velayet dosyası gibi değil” dedi.
ÇOCUĞUMU İKİ KEZ GÖRDÜM
Oğlunu avukatlarının çok çaba sarfetmesiyle bu sürede sadece 2 kez gördüğünü söyleyen Kobayashi, “Eşim çocuğumla görüşmemem için çok ısrar etti. Avukatlarım uğraştığı için avukatlar aracılığıyla bıraktıkları bir AVM’nin önünde oğlumu alabiliyorum. Ben anneyim ve tüm anneler gibi çocuğumun iyi şartlarda şağlıklı büyümesini istiyorum. Oysa buluştuğumuzda çocuğum hiçbir şey söylemiyor, bu sürede Türkçe’yi de unutmuş. Çocuğumun anaokuluna bile gidemiyorum polise haber veriyor” dedi.
Eski eşinin kendisini evli bir kadınla aldattığını, yemeklerini bile gizlice yatak odasında yediğini anlatan Kobayashi “ Çocuğumun böyle bir insanın yanında büyümesini istemiyorum. Sağlıklı bir insan olarak eğitimli olmasını istiyorum. Ondan vazgeçmeyeceğim” dedi.
“TAM BİR PSİKOPATTI”
Sema Kobayashi’nin annesi Nadide Tekin, damadının çok kötü bir insan olduğunu belirterek “Psikopat bir insandı. Kızımın Japonya’ya gitmesini istemedim ama beni dinlemedi” dedi. Kobayahsi’nin ilk eşinden olan 17 yaşındaki lise son sınıf öğrencisi olan oğlu Yahya Ege Umay ise annesini çok özlediğini söyledi. Yahya Ege, “Bu adam anneme her türlü psikolojik şiddeti uyguladı. Hamile kaldığında bile çok kötü davrandı. Annemi ve kardeşimi çok özlüyorum” diye konuştu.