Sosyal medyanın, günümüzde gittikçe önemini arttırması sayesinde bazen  gerçek hayatta tanımadığınız insanların  sizi, bulunduğunuz yerden alıp çok az bilinen sokakların, yapıların, kişilerin evlerine konuk ediyor. İşte onlardan biri de sahip olduğu iki sayfanın adminliğini yapan ve büyüten Onur Koyuncu. Takipçilerine gezdiği ve fotoğraflarını çektiği yerleri paylaşan Koyuncu, emin adımlarla adından sıkça bahsettiriyor. 1.Sen kimsin? Kendini nasıl tanıtırsın bize? Orta gelirli memur bir ailenin çocuğuyum. Etrafına bakmaktan çekinmeye bir yapım vardır. Yere bakıp yürümektense başımı gökyüzüne kaldırmayı tercih ediyorum. Sadece bakmıyorum görüyorum. Fotoğrafa olan ilgimse lise yıllarında başladı ve halen üstüne bir şeyler koyarak devam ediyor. Üniversiteyi de fotoğraf üzerine okudum. Ardından bir kaç özel şirkette kurgucu olarak çalıştım video konusunda da kendimi geliştirdim. Moda fotoğrafçılığına merakım vardı bir dönem bir kaç defilede moda fotoğrafları çektim. Bir süre sonra kendi fotoğraf stüdyomu açtım. Şu an influencer olarak sosyal medyaya içerek üretmeye devam ediyorum. 2.‘Galatadayım’ ve ‘Onur Koyuncu’ adlı iki ayrı sayfanın admini olmak ve sayfalarını büyütmek seni zorluyor mu? Bu işe girişmeden önce zorlu olacağını düşünmemiştim ama şöyle bir şey var ki bu işe gerçek anlamda vakit ayırman gerekiyor. Tam zamanlı bi yerde çalışan birinin yapabileceği bir iş değil onu gördüm. Zamanla kendime bi düzen oturttum, sistemimi kurdum. İçerik üretmeye insanlara yeni kapılar açıp, farklı pencerelerden bakmasına yardımcı oluyorum. 3.Mekânları ve gidilecek yerleri seçerken kriterlerin neler oluyor? Hayatımı daha dolu yaşama içgüdüsüyle hareket etmeye başladım diyebilirim. Doğma büyüme İstanbullu olmama rağmen İstanbul’da görmediğim ve bilmediğim o kadar çok yer varmış ki. Halen bir yer gezerken keşfederken şaşırarak bakıyorum. “Aaa bu sokaktan nerdeyse 50 kez geçtim burada böyle bir şey mi varmış” şaşkınlığını yaşadıkça kendime kızıyorum. İstanbul’un hemen hemen her yerine gitmişimdir ama etrafıma hiç bakmamışım. Artık etrafıma bakmaya karar vermemle bu yola girdim. Artık arkadaşlarımla buluşacaksam bile bir kafeye gidip oturmak yerine onları da peşinde sürüklüyorum. Gidilecek yerleri seçerken de en önemli etkenler merak uyandıracak ve beni şaşırtacak yerler olması. 3.Takip eden insanlara gerçekten faydalı olduğunu düşünüyor musun? Benim takipçilerimin çoğu gezmeyi seven insanlardan oluşuyor, bir kısımda gezmek isteyip fakat işten güçten vakit bulamayan insanlar. Yeni bir yer keşfedip paylaştığımda insanların oraya ilgisinin arttığını görüyorum. Benimki bir nevi turist gezi. Kendimi rehber olarak tanımlayansam ama birlikte gezdiğim güzel bir kitle oluşmaya başladı. Her geçen gün daha kalabalık geziyor olmak keyif verici. 4.Takipçilerinin özellikle gitmeni ve video çekmeni istediği yerler var mı? Henüz öyle bir etkinlik oluşmadı. Bazı takipçilerimin özel olarak mesaj atıp şuraya da git dedikleri oluyor. Bu durumlarda önce mekân hakkında önden bir araştırma yapıyorum. Dediğim gibi ilgi çekici, merak uyandırıcı, gördüğümde beni şaşırtacak bir yer olduğunu düşündüğüm an kendimi orda buluyorum. Ama yakın dönemde de bir etkinlik yapmayı planlıyorum sadece takipçilerimin istediği yerleri gezerek. 5.Takipçilerle iletişimin nasıl? Onlarla iletişimi yüz yüze görüşmüşüz gibi kuruyorum. Hikâyelerde de çoğu zaman anlık açıklayıcı videolar paylaştığımda “ben de gelmeliyim, birlikte gezmeliyiz” gibi mesajlarında aramızdaki samimiyetin bir göstergesi olduğunu düşünüyorum. 6.Neden İstanbul’a sarılmak? Bazı yapılar vardır sarılmak istersin, mesela Galata Kulesi gibi. İnsanın bir yapıya sarılması mümkün mü özellikle tarihi olan büyük bir yapıya, İstanbul’a Sarılmak projesiyle bunu hedefledim. İnsanın kendinden bir şeyler bulduğu, baktığında heyecanlandığı yapıya, tarihe sarılma öyküsü. 7.İstanbul’a sarılmak projesinin ortaya çıkmasını sağlayan etkenler nelerdi? İstanbul’a Sarılmak projesi sokakta gördüğüm kırık bir aynadan tarihi bir yapının yansımasını görmemle başladı. Beynimin içindeki tüm cümleler bir anda bütünleşti gözümün önünde canlandı. ‘Galatadayım’ sayfasında çoğu insanın “keşke Galata Kulesi’ne sarılabilsem” gibi cümleleri kulağımda çınladı resmen. 8.İlerde nasıl bir konumda olmak istersin? En büyük hedeflerimden biri ya da olmak istediğim yer dersek insanlara bir şeyler bırakmak derim. Büyüyoruz büyüdükçe eksiliyoruz aslında, tamamen eksilmeden birilerine yön vermek değil ama birilerine böyle yerler de varmış dedirtebilmek. 9.Sırada hangi projen var? Uzun zamandır fotoğraf ve video ile uğraşıyorum. Hedeflerim arasında gezdiğim gördüğüm yerleri kitaba dökmek var. Tabi bunun için daha yüklü bir birikim gerekiyor. Bazı işler ya hakkıyla yapılmalı ya da hiç yapılmamalı. Zaman bizden götürdüğü kadar getirecekte. Birimizden alırken birilerine bir şeyler bırakarak ilerliyoruz. Röportaj: Tuğçe Sinem ÇELİK