Gündem

İstanbul Barosu: Yasaklı Irkların Üretimi ve Ülkeye Girişi Çok Sıkı Şekilde Denetlenmeli

12 MADDEDEN OLUŞAN GÖRÜŞ VE GÖNERİLER Konuşmacılar, tür ayrımı gözetmeksizin tüm hayvanların yaşam hakkını sonuna kadar savunulacağını söyledi. Kurultayın sonunda, 12 maddeden oluşan görüş ve öneriler kamuoyuyla paylaşıldı. Sonuç bildirgesinde şunlar kaydedildi: - “Köpeklerin agresyonu genetiğinde yer almaz ve hiçbir köpek ırkı doğuştan saldırgan ya da tehlikeli değildir. - Hayvanların saldırgan hale gelmesinin sebebi insan kaynaklıdır. Ancak bunun bedeli, sadece barınaklarda müebbet hapse mahkûm edilen ve yerleşim alanları dışında ölüme terkedilen hayvanlara ödetilmektedir. Bu, açıkça hayvanların yaşam hakkının ihlalidir. Sokaklardan toplanan hayvanların ömürlerinin sonuna kadar barınaklara kapatılması hiçbir surette çözüm olamaz. - Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün 2021-48 sayılı ‘Tehlike Arz Eden Irklar Genelgesi’, hiçbir bilimsel çalışmaya dayanmadan, uzman görüşleri dikkate alınmadan, altyapısı hazırlanmadan alelacele yürürlüğe konulmuştur. - Yasaklı ırkların üretiminin ve ülkeye girişinin çok sıkı şekilde denetlenerek kontrol altına alınması ve ihlal edenlere ağır cezai yaptırımlar uygulanması gerekir. "HAYVAN SATIŞININ TAMAMEN ENGELLENMESİ GEREKİR" - Yasama tarafından ırk bazlı yasaların tekrar ve ivedilikle gözden geçirilmesi ve hak temeline dayandırılması gerekir. - Hayvan satışının tamamen engellenmesi gerekir. - Kayıt altındaki köpeklerin sahipleri denetime tabi tutulmalıdır. - Köpek dövüşleri ve istismarı hallerinde caydırıcı yaptırımlar düzenlenmesi ve uygulanması gerekir. - Tüm köpek sahipleri için ve özellikle gücü açısından riskli kabul edilen köpek ebeveynleri için psikolojik test zorunluluğu getirilmelidir. - Yasa değişikliği yapılana kadar, yasaklı ırkların barınaklara hapsedilmek yerine acilen gönüllüler yönetiminde oluşturulacak bakım evlerine alınması gerekir. - Bu hayvanların, gönüllülerin yönetimindeki bakımevlerinde rehabilite edildikten sonra sözleşme ve takip şartı ile koruyucu ailelere sahiplendirilmesi gerekir. - Bunlardan yaşlı ve bakıma muhtaç hale gelenlerin tehlike arz etmesi zaten söz konusu olamaz."