Günde 12 Ton Kül Üretecek Santrale "ÇED Gerekli Değildir" Kararına CHP'den Tepki!
Beypazarı’na bağlı Karaşar mahallesinde yapılması planlanan Beypazarı Biyokütle Enerji Santrali için “ÇED gerekli değildir” kararı çıktı. Santrale ilişkin ‘Nihai Proje Tanıtım Dosyası’nda Tarım ve Orm...
Beypazarı’na bağlı Karaşar mahallesinde yapılması planlanan Beypazarı Biyokütle Enerji Santrali için “ÇED gerekli değildir” kararı çıktı. Santrale ilişkin ‘Nihai Proje Tanıtım Dosyası’nda Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü’nün yazısı da yer aldı. Orman Genel Müdürlüğü, santrali yapacak şirketin dilekçesine cevaben gönderdiği yazıda, şirketin ihaleye girmeden yakacak odun vb. alabileceği şöyle açıklandı:
“Genel Müdürlüğümüze müracaat etmeniz halinde, protokol imzalamak suretiyle imkanlar ölçüsünde, üretim kapasitesine bağlı olarak yakacak odunu, süceyrat odunu, kesim artıkları ve kökleri ihaleye girmeden tahsisen satın alabilirsiniz. Ayrıca Genel Müdürlüğümüzce 2020 yılında 5 milyon 750 bin ster yakacak odunun açık arttırmalı, tahsisli veya kanuni haklardan doğan indirimli satışlar olarak piyasaya arz edilmesi planlanmıştır. Piyasaya arz edilen bu ürünlerden açık arttırma ile satılanların ihalesine girerek tesisinizde kullanmanız mümkündür. Önümüzdeki yıllarda üretim arzının yıllar itibariyle artırılması hedeflenmiştir. Biyokütleden enerji üreten tesisiniz için imkanlar ölçüsünde, kapasiteniz olan yıllık 120 bin tona kadar yakacak odun, süceyrat odunu, kesim artıkları ve köklerin tahsisli satışı yapılabilir.”
“DSİ SORUMLU TUTULAMAZ”
Yine Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 5. Bölge Müdürlüğü’nün yazısında ise projenin kuzeyinde Boynukalın Deresi’nin yer aldığı bildirilerek, “Yamaç ve çevre yüzey suları ve derenin olası taşkın zararlarına karşı tüm tedbirlerin taşınmaz malikince alınması, yapılacak tesisin su basma kotunun İmar Kanunu’nda belirtilen yükseklikte belirlenmesi, taşınmazdaki yapılaşmadan dolayı oluşabilecek ve 3. kişilerin görebileceği zarar ziyandan DSİ’nin sorumlu tutulmaması, zarar-ziyan talebinde bulunulmaması… kaydıyla ‘Biyokütle Enerji Üretim Alanı’ yapılmasına kuruluşumuz açısından sakınca görülmemektedir” denildi.
“59 BİN TON HAFRİYAT”
İnşaat sırasında oluşacak atıklar da tanıtım dosyasında açıklandı. Buna göre; projenin inşaat aşaması 17 ay sürecek ve 15 ayında hafriyat çıkarılacak. Projede 59 bin ton hafriyat çıkacağı tahmin edildi.
“12 TON KÜL ÇIKTISI”
Santralin üreteceği kül miktarı da tanıtım dosyasında yer aldı. Dosyada bu miktar şöyle aktarıldı:
“Proje konusu biyokütle enerji santralında 90 bin ton/yıl (240 ton/gün) hammadde işleme kapasitesi söz konusu olacaktır. Kazana giren hammadde miktarının yüzde 5’i kadar kül çıktısı olacaktır. Bu kül elektrostatik filtreden geçecek ve damperlere boşaltılacaktır. Bu kapsamda tesisten günlük yaklaşık 12 ton kül çıktısı olacaktır.”
Tanıtım dosyasında, santralden çevreye kül yayılımı olmayacağı ileri sürülerek bu atıkların ne yapılacağı şöyle açıklandı:
“Uçucu kül ve taban külü ayrı silolarda depolanacaktır. Elektrofiltre (ESP) ile toplanan kül, pnömatik sevk sistemi ile kül depolama silosuna aktarılacaktır. Sistemde gerekli basınçlı hava, hava pompaları yardımıyla sağlanacaktır. Tesiste açıkta kül depolama yapılmayacağı için tesiste tozuma oluşmayacaktır. Siloda toplanan kül, silobas dolum körüğü yardımıyla silobaslara doldurulacaktır. Dolum körükleri sayesinde, kül dolumu sırasında ortama toz yayılmamaktadır. Araçların külleri karayolunda taşınması sırasında üstleri kapalı olacaktır ve karayoluna herhangi bir şekilde kül yayılımı söz konusu olmayacaktır.”
“TÜM ANKARA’NIN HAVA KİRLİLİĞİ YÜKÜ ARTACAK”
CHP Ankara Milletvekili Nihat Yeşil, yaptığı yazılı açıklamada, santralin çevreye zarar vereceğini kaydederek, biyokütle enerji santralinin atmosfere kömürlü termik santrallerden daha fazla karbondioksit partikül bıraktığını kaydetti. Yeşil, bin 650 metre rakıma sahip olan proje alanının etrafının ormanlarla çevrili ve yeraltı su kaynakları bakımından zengin olduğunu belirterek, “Korunması gereken bir bölgeye yapılacak santralin çevresel etki değerlendirilmesi yapılmaması dahi başlı başına bir facia” dedi.
“Karaşar bölgesindeki ormanlar da tehlike altında ve santralin çalışması nedeniyle yalnızca Beypazarı’nın değil tüm Ankara’nın hava kirliliği yükü artacak” diyen Yeşil, konuyu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesiyle TBMM gündemine de taşıdı.
Nihat Yeşil, Bakan Kurum’dan şu soruları yanıtlamasını istedi:
“Bahse konu santralin 10 kilometrelik çapında kaç orman köyü bulunmaktadır?
Tesisin proje tanıtım dosyası Ek 2.9’daki ‘Biyokütle Temin Sözleşmesi’ başlığı altındaki Orman Genel Müdürlüğü’nün 06.11.2020 tarih ve 2439865 sayılı yazısında yakacak odunu tahsis izni alınmasına rağmen, ‘ÇED gerekli değildir’ kararına konu proje tanıtım dosyasında ve EPDK ön-lisans belgesinde yakacak odun yerine ‘ağaç kabuğu ve mantar atıkları ile odun atıklarının yakılmasının planlandığı’ hususu birlikte değerlendirildiğinde, mevzuat kapsamındaki çelişkili durum hakkında Bakanlık bilgi sahibi midir?
Bahse konu tesisin Karaşar, Beypazarı ve Ankara’da yaratacağı hava kirliliği yükü hesaplanmış mıdır?”
Yorumlar