Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Hüseyin Akay, piyasada yaşanan şeker krizine ilişkin, “TÜRKŞEKER’in perakendeyle sınırlandırdığı satış politikasından vazgeçerek imalatçıların ihtiyacını karşılaması gerektiğini düşünüyoruz. Eğer bu şekilde olursa piyasadaki kaos büyük ölçüde azalır. Burada sorun, sanayi kuruluşlarından, perakendecilerden daha ziyade küçük imalatçılarla ilgili. Küçük imalatçılar, Ramazan’ın geldiği şu ortamda tatlı ihtiyacını karşılamakta zorluk yaşıyorlar. TÜRKŞEKER’in elinde 300-350 bin ton şeker olduğu kanaatindeyiz. Şekerde emniyet stoku (B şekeri) var, 131 bin ton civarında. Bunun da satışına izin verilebilir. Buna benzer uygulamalarla piyasaların ihtiyacı karşılanabilir” dedi. Türkiye'de 33 şeker fabrikasında pancar işlenerek şeker üretiliyor. Bu fabrikaların 15’i kamuya, 12’si özel sektöre, 6'sı ise kooperatiflere ait. Son dönemde kamu ve özel sektör arasında ikili bir fiyat oluştu. Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.'nin (TÜRKŞEKER) 270 liraya sattığı 50 kilogramlık şeker çuvalı 700 liraya kadar çıktı. Bunun üzerine Ticaret Bakanlığı şeker fabrikaları nezdinde incelemeler başlatıldığını, serbest piyasa koşulları içinde bütün tedbirlerin kararlılıkla alınacağını duyurdu. Müdahalenin ardından bazı firmalar indirim yaparken Ramazan öncesi küçük imalatçılar ve tüketiciler uygun fiyatla şeker bulamamaktan şikayetçi. Kayseri, Sivas, Yozgat, Kırşehir, Nevşehir, Tokat ve Amasya illerinde sözleşmeli pancar ekimi yapan ve Turhal Şeker Fabrikası’nı da bünyesine katan Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi’nin başkanı Hüseyin Akay, şekerde yaşanan krizin nedenlerini ve çözüm önerilerini anlattı. Hüseyin Akay, Türkiye’de yaşanan şeker krizinin birinci sebebinin, 2021 yılında 2 milyon 632 bin ton olan şeker kotasını dolduramaması olduğunu söyledi. Akay, geçen yıl Türkiye’de 2 milyon 469 bin ton şeker üretildiğini kaydetti. Akay, dahilde işleme rejimi (DİR) kapsamında üretim yapan firmaların yurt dışındaki şeker fiyatlarının pahalanmasıyla iç piyasadan 200 bin ton civarında şeker aldığını, krizde bunun da etkili olduğunu belirtti. Hüseyin Akay, üçüncü bir sebep olarak da nişasta bazlı şeker (NBŞ) üretimi yapan firmaların dünyadaki yüksek mısır fiyatları nedeniyle yurt dışına ihracat yapmayı tercih etmesini gösterdi. "PİYASADAKİ KAOS BUGÜNKÜ NOKTAYA GELDİ" “Bütün bunlar üst üste konulduğunda Türkiye’de bir şeker açığı varmış gibi bir sonuç ortaya çıktı” diyen Hüseyin Akay, fiyat artışlarının sebebini şöyle açıkladı: TÜRKŞEKER’in fiyatları sabit tuttuğunu ve bu nedenle zarar ettiğini belirten Akay, “Fiyatı bu noktada tutunca talep TÜRKŞEKER’e yöneldi. Perakendeciler, sanayi kuruluşları, imalatçılar, herkes TÜRKŞEKER’den ucuz şeker alma durumuna girdiler. Bunun karşılığında TÜRKŞEKER piyasanın ihtiyacını karşılayamaz duruma geldi. Kasım ayında raflarda bir boşalma olunca TÜRKŞEKER yüzde 25 zam yaptı. TÜRKŞEKER tamamen perakendeye yöneldi ve sanayicilere, imalatçılara şeker satmamaya başladı. Panik oluştu. Sanayici kuruluşlarında her hafta fiyat artışları gündeme gelmeye başladı. Bunun sonucunda da piyasadaki kaos bugünkü noktaya geldi.” "TÜRKŞEKER ZARAR EDİYOR, ZARAR HAZİNE’DEN KARŞILANIYOR" Akay TÜRKŞEKER’in bir torba şekeri (50 kilo) 290 liradan sattığını, piyasada ise bir torba şekerin 750-800 TL gibi rakamlara çıktığını söyledi. Akay, “TÜRKŞEKER, bu fiyattan ciddi zarar ediyor. Yani bu, 290 liraya mal edilip de 290 liraya satılan bir şeker değil. Bu şeker, nereden baksanız tonu 6 bin 500 liraya mal ediliyor. TÜRKŞEKER, en az 6 bin liraya ürettiği şekeri 5 bin 800 gibi bir rakama satarak zarar ediyor. Zarar Hazine’den karşılanıyor” diye konuştu. "BİZİM ŞEKERİMİZİN DE TÜKENDİĞİ ANLAŞILINCA FİYATLAR 800 TL'YE ÇIKTI" Akay, “Şekerin torba fiyatını 570 TL’de tutmaya çalıştık. Bizim de şekerimizin bir şekilde tükendiği anlaşılınca bu fiyatlar 750-800 TL’ye çıktı. Burada spekülasyon yapmak isteyenler olabilir. Benim görebildiğim kadarıyla şeker fabrikaları mümkün olduğu kadar makul seviyede bu işi yürütmeye çalışıyorlar” dedi. "TÜRKŞEKER’İN ELİNDE 300-350 BİN TON ŞEKER OLDUĞU KANAATİNDEYİZ" Hüseyin Akay, sorunun çözümü için şu önerilerde bulundu: “TÜRKŞEKER’in perakendeyle sınırlandırdığı satış politikasından vazgeçerek imalatçıların ihtiyacını karşılaması gerektiğini düşünüyoruz. Eğer bu şekilde olursa piyasadaki kaos büyük ölçüde azalır. Burada sorun, sanayi kuruluşlarından, perakendecilerden daha ziyade küçük imalatçılarla ilgili. Küçük imalatçılar, Ramazan’ın geldiği şu ortamda tatlı ihtiyacını karşılamakta zorluk yaşıyorlar. TÜRKŞEKER’in elinde 300-350 bin ton şeker olduğu kanaatindeyiz. Şekerde emniyet stoku (B şekeri) var, 131 bin ton civarında. Bunun da satışına izin verilebilir. Buna benzer uygulamalarla piyasaların ihtiyacı karşılanabilir.” "2022 YILINDA DA SORUN YAŞANABİLİR" Resmi Gazete’de yayınlanan şeker kotalarına ilişkin de açıklama yapan Akay, “Kotasını dolduramayan fabrikaların kotasının artırılması üretime ne kadar katkı sağlayacak onu da kamuoyunun takdirine bırakılıyorum. Şeker pancarı kotalı ve sözleşmeli üretiliyor. Çiftçi sözleşmesini yapıyor ama sözleşmede öngörülen üretimi gerçekleştiremiyor. TÜRKŞEKER’in kotasını dolduramayacağı söylentileri çıkmaya başladı. Eğer bu böyleyse 2022’de de sorun yaşanacağının göstergesidir” diye konuştu.