CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Dengeli politikaambargo fırsatçılığıyla karıştırmamalıyız. Avrupa Birliği ve diğer uluslararası örgütlerin, Putin ve yakın çevresindeki yönetici ve oligarklara uyguladığı yaptırımları delen bir ülke algısı yaratmaktan kesinlikle kaçınmalıyız. Aman dikkat, ambargo fırsatçılığı yapacaksınız diye gri listelerden kara listelere düşürmeyin ülkemizi” dedi. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, dün, TBMM Genel Kurulu'nda Rusya’nın Ukrayna’ya düzenlediği askeri operasyonla ilgili konuştu. Çakırözer, şu değerlendirmeleri yaptı: “Bir yanda asker-sivil ayrımı gözetmeksizin hastaneleri, okulları, tiyatroları bombalayan Putin ve destekçisi otoriter rejimler, diğer yanda demokrasi ve hukuk değerlerinden, özgürlüklerden yana Batı dünyası. Bu düzende uzun süredir birbirinden uzaklaşmış olan Türkiye ile Batı kurumlarının yeniden iyi ve güçlü ilişkiler içine girmesinin önü açılabilir. Burada Türkiye olarak bize düşen ödevler de var. Bugün siz iktidarsınız, yarın biz oluruz, başkası olur. Batı dünyasının gitmekte olduğu yönü doğru okumalı, bir an önce insan hakları, özgürlükler, demokrasi gibi sıkıntılı alanlarda sorunlarımızı aşmalıyız. Avrupa'da insan haklarının korunması için kurulmuş Avrupa Konseyi’nde yaptırım süreci başlatılmış bir ülke ayıbından derhâl çıkmalıyız. Hukuk devleti ve demokrasi yönünde eksiklerimizi tamamlamalıyız ama bunu tek adam yönetiminin güçler ayrılığını, bağımsız yargıyı, denge denetlemeyi yok eden hukuksuzluklarında ısrar ederek yapamayız. “BATIYLA İLİŞKİLER BÖYLE DÜZELMEZ” Sayın Bakanın dediği gibi, ‘Rahat olun, gerekirse bürokrasiyi alaşağı ederiz, mevzuatı değiştiririz’ diye tek adam yönetimini överek bunu yapamayız! Yasayı, Anayasa'yı, yargıyı, bürokrasiyi bir kenara bırakırsanız Batı'nın gitmekte olduğu yöne değil, değil yaklaşmak, kenarından dahi geçemezsiniz. OLİGARKLARLA İLİŞKİLER İÇİN ‘KARA LİSTE’ UYARISI Türkiye'nin bu savaşın tarafı olmasını istemiyoruz, dengeli bir politika izlenmesi konusunda hemfikiriz. Ancak dengeli politikayı ambargo fırsatçılığıyla karıştırmamalıyız. Avrupa Birliği ve diğer uluslararası örgütlerin, pek çok ülkenin; Rusya lideri Putin ve yakın çevresindeki yönetici ve oligarklara uyguladığı yaptırımları delen ve dolayısıyla ortadaki insanlık dramının sorumluluğuna ortak bir ülke algısı yaratmaktan kesinlikle kaçınmalıyız. Yaptırım uygulanan isimlerin son günlerde Türkiye'de görülmeleri, uçaklarının havalimanlarımızı rahatlıkla kullanabiliyor olmasına dikkatinizi çekmek isterim. Zaten kara paranın aklanması konusunda sicili olan bir iktidarsınız. Kara para aklama ve terörün finansmanı konusunda gerekli tedbirleri tüm uyarılarımıza rağmen ısrarla almadığınız için OECD'nin gri listesindeyiz. Yemen, Güney Sudan, Zimbabve ve Uganda'yla aynı sıradayız. Şimdi diyoruz ki: Aman dikkat, ambargo fırsatçılığı yapacaksınız diye gri listelerden kara listelere düşürmeyin ülkemizi! Yasayı, anayasayı, bürokrasiyi bir kenara koyarsanız Batı’dan uzaklaşırsınız. Yatırımcı gelmez. “13 MAKAM UÇAĞINA RAĞMEN,  3 HAFTADIR TAHLİYE YOK”   Tüm ülkeler vatandaşlarına derhâl ülkeden çıkma çağrısı yaparken Türkiye neden sadece ülkenin doğu bölgelerinden ayrılma tavsiyesiyle yetindi? Diyanet İşleri Başkanı bile özel jetle uçarken, Cumhurbaşkanının 13 makam uçağı varken neden vatandaşlarımız üç haftadır orada tahliye beklemekte? Tahliye imkânı varken çıkmak isteyen yurttaşlarımızın Türk Hava Yolları'nın fahiş bilet ücreti istemesi nedeniyle savaş bölgesinde bırakılması rezaletinin hesabı sorulmayacak mı? “BİR İNSANİ KORİDOR DAHİ AÇTIRAMADINIZ” Ülkemizi yöneten kadro Rusya'yla da Ukrayna'yla da konuşabilmekle, onları buluşturabilmekle övünüyor; iyi, güzel, tebrikler. Peki ama sonuç nerede? Bırakın barışı, ateşkesi.. Kendi vatandaşlarımızın tahliyesi için dahi bir insani koridor açılmasını henüz sağlayabilmiş değiliz. Tüm bunların hesabının 84 milyona verilmesi gerekir. “KATARLA ASKERİ ANLAŞMANIN GÜVENLİK RİSKİ VAR” Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz ülkemizin her ülke gibi Katar'la da iyi ilişkiler içinde olmasından yanayız. Peki, biz neye karşıyız? Biz, Katar ya da başka ülkelerle kurulan ilişkinin Türkiye'nin ulusal çıkarlarına değil de sadece sarayın ve saraydan beslenen bir çetenin çıkarlarına hizmet eder hâle gelmesinden rahatsızız, kaygılıyız. Komşumuz Suriye ve bölgenin önemli ülkesi Mısır'da ve diğer ülkelerde rejim değiştirme arayışlarının en büyük finansal ve askerî destekçisi olan Katar, bu ülkeler tarafından, teröre destek vermekle suçlanmakta. Ayrıca yeniden terör örgütlerinin bahçesi hâline gelen Afganistan'da mevcut Taliban yönetiminin hamisi konumunda da yine Katar var. Dolayısıyla, böylesine güvenlik riski taşıyan bir ülkenin, savaş uçaklarının ucu açık bir biçimde Türkiye'de konuşlanmasının, pilotlarının eğitilmesinin Türkiye açısından büyük güvenlik riski oluşturabileceği kaygısı duyuyoruz, siz de duymalısınız. Bu yüzden de bu anlaşmaya karşıyız."