Bilecik'te Et Zammı Sonrası Kasap da Vatandaş da Şikayetçi
Et ve Süt Kurumu kırmızı ete yüzde 48 oranında zam yaptı. Bir kilogram kıymanın kilosu 56 liradan 83 liraya, 1 kilogram kuşbaşının fiyatı da 62,50 liradan 92 liraya yükseldi. Bilecik'te vatandaş Erkan...
Et ve Süt Kurumu kırmızı ete yüzde 48 oranında zam yaptı. Bir kilogram kıymanın kilosu 56 liradan 83 liraya, 1 kilogram kuşbaşının fiyatı da 62,50 liradan 92 liraya yükseldi. Bilecik'te vatandaş Erkan Beler, "Devletin kendi kurumları, organları, şirketlerinin yaptığı bu zam, bu fahiş zam ile ortaya çıkmış oldu. Tabi buna ister istemez serbest piyasa da uyum sağlayacak” dedi. Başka bir vatandaş ise “Maalesef sadaka kültürü yarattılar. Artık vakıflar, dernekler, cemaatler, cemiyetler Ramazan’da koli koli dağıtırlar gibime geliyor. Yazıktır günahtır” sözleriyle tepki gösterdi.
Bilecik’teki kasaplık yapan Ramazan Tekin, vatandaşın alım gücünün azalmasına dikkat çekerken, vatandaş ise “Hayvancılığın girdi maliyetleri belli. Ama vatandaşın cebinin gücü de belli. Yani bu işi bir şekilde dengeye oturtup, bir şekilde iki tarafı da zarar görmeyecek halde dengelemeleri gerekiyor” çağrısında bulundu.
"ALIM GÜCÜ AZALIYOR"
Kasap Ramazan Tekin, ete yapılan zam sonrası, "Et fiyatları 100 lirayken, 50 liralık, yarım kilo alıyordu. 120 lira oldu, yine 50 liralık alıyor. Ne yapıyor? Gramaj olarak düşüyor. Yani sonuçta alım gücü azalıyor. Adamın cebinde 50 lira var misal. Yapacak başka bir şey yok" dedi.
“GERÇEKTEN YAZIK”
Ete yapılan zam ve yaşanan ekonomik sıkıntılar için vatandaşlar da durumlarını şöyle açıkladı:
- Kemal Kutluca: "Allah millete sabır versin. Yazık günah millete. Zaten milletin alım gücü yok, alışveriş yapamıyor. Bir daha zam geldi ne bu ya. Hiç milleti düşünen yok. Gerçekten yazık yani.”
“TARIM VE HAYVANCILIĞI BİTİRDİLER"
- Hüseyin Bergel: "Zaten tarım ve hayvancılığı bitirdiler. İnşallah bunun sonu gelir. İnşallah daha da yükselmez. Ben şahsen daha da yükselecek diye görüyorum ama, inşallah bunun da önüne geçerler."
“20 YILDA NE VERDİ Kİ, BUNDAN SONRA DAHA NE VERECEK”
- Erkan Beler: "Hani deniyor ya ‘zammı kimler yapıyor?' diye. Zammı kimin yaptığı belli. Devletin kendi kurumları, organları, şirketlerinin yaptığı bu zam, bu fahiş zam ile ortaya çıkmış oldu. Tabii buna ister istemez serbest piyasa da uyum sağlayacak. Zaten serbest piyasada fiyatlar yeterince yüksekti. Bunun sonunca serbest piyasa da fiyatların daha da yükseleceğini zannediyorum. Fiyatlar zaten dediğim gibi yüksekti. Şimdi Ramazan öncesi ister istemez insanların canı çekecek. Fiyata baksın bakmasın bir şeyler almaya çalışacak ama tabii bütçeleri zorlayacak. Artık yani bu girdi maliyetlerinin bu kadar yüksek olduğu, yemin, gübrenin, elektriğin, mazotun yüksek olduğu Türkiye’de artık ben ucuz bir şey olacağını zannetmiyorum. Ne yazık ki zannetmiyorum. Yani bunu beklemek, enflasyonun düşeceğini söylemek, ucuz bir şeyler olacağını söylemek, ‘Yok yazın olacak, şöyle olacak, böyle olacak’ demek hayal oldu. Bu hükümetin de çok fazla bir şey vereceğini ben zannetmiyorum. 20 yılda ne verdi ki, bundan sonra daha ne verecek. Onun için takdir vatandaşındır."
"DENGE OLUŞTURMAK LAZIM. VATANDAŞIN CEBİNİN GÜCÜ DE BELLİ"
- Devrim Serin: "Burada bir denge oluşturmak lazım. Bu oluşturulacak denge de kesinlikle ve kesinlikle devletin gücü ile sağlanabilecek bir denge. Burada düşünülmesi gereken, iki şey var; biri vatandaş, biri işletme sahipleri. Hayvancılığın durumu belli. Hayvancılığın girdi maliyetleri belli. Ama vatandaşın cebinin gücü de belli. Yani bu işi bir şekilde dengeye oturtup, bir şekilde iki tarafı da zarar görmeyecek halde dengelemeleri gerekiyor. Öte taraftan bir zam olayının varlığından duyum almıştık. İşte Kurban’dan önce geleceği. Kurban’dan önce gelmesi gereken zam, Ramazan’dan önce geliyorsa bu ne olacak? Bu işi çözebilecek tek şey hükümet, devlet sitemidir. Bunu çözebilecek budur. Bunun ötesinde de başka bir çözüm gözükmüyor" dedi.
"ŞAŞIRDIK MI?"
- Erhan Toka: "Şaşırdık mı? Yani, ülkede tarım bitmiş, hayvancılık bitmiş, köylerde insan kalmamış. Bir zamanlar Polonya’dan, Romanya’dan, Bulgaristan’dan et ve hayvan ithal edilen bir ülkeydik. Şaşırdık mı? Gelen Ramazan, daha bunlar iyi günler. Üç ay sonra Kurban geliyor. Kurban’da göreceğiz asıl fiyatları. Yani, sıkıntı şu, sorunlar belli. Çözüm üretecek olan devletin yetkilileri, kurumları ama maalesef devlete bağlı olan Et ve Süt Kurumu bugün yüzde 50’ye yakın bir zam açıkladı. Yani, hayvancılık yapan kalmadı köylerde de, hayvancılık yapanlar halinden memnun değil. Saman ithal, yonca ithal, yem ithal, fiyatlar almış başını gidiyor. Kasaplara soruyorsunuz, bugün itibariyle kıyma Bilecik’te 120 lira. Adam diyor ki ‘kıyma 60 lirayken, hafta da üç tane dana kesiyordum, kıyma 120 lira oldu, haftada bir dana keser oldum’ diyor. Yani sürümden kazanamıyor. Vatandaşa gelince ona keza. Asgari ücreti açıkladılar, 4 bin 250 lira para pul oldu gitti. Yazıktır, günahtır gelen Ramazan. Maalesef sadaka kültürü yarattılar. Artık vakıflar, dernekler, cemaatler, cemiyetler Ramazan’da koli koli dağıtırlar gibime geliyor. Yazıktır günahtır."
Yorumlar