Politika

Bakan Gül: Özel hayatın korunması ilkesi, hassasiyetle korunmalı

'105 ADLİYEDE 110 ADLİ GÖRÜŞME ODASI VAR' Bakan Gül, 105 adliyede 110 adli görüşme odası olduğunu ve yıl sonunda bu sayının daha da artacağını dile getirerek, şunları söyledi: "Bugüne kadar bu odalarda 35 bin 232 görüşme sağlandı. Bunlardan önemlilerinden birisi; adli görüşme odalarıdır ve özellikle son zamanlarda yoğunluğunu artırdığımız, 2017’den itibaren hukuk sistemimize dahil olan bu uygulamayla vatandaşlarımıza adli süreçlerde çok önemli bir katkıda bulunduk. Peki, bu odalar olmadan daha önce ne oluyordu? Daha önce çocuklar, kadınlar, yaşlılar, engelliler suça maruz kalmış tüm mağdurlar karakol, savcı, mahkeme, polis, hakim, doktor arasında gidip geliyordu ama bu merkezlerle birlikte çocuk duruşma salonu bir köşesinde durup, o acıyı bir kez daha yaşamıyor. Farklı bir merkezde uzman marifetiyle tüm bu süreçlerde, bir kez daha örselenmiyor ve travmasını bir kez daha yaşamıyor. Mağdurun mahremiyeti hiçbir zaman, hiçbir yerde ortalığa dökülüp, saçılacak bir sansasyon malzemesi ya da reyting etkileşim meselesi olamaz. Bu nedenle özel hayatın korunması ilkesi, hassasiyetle korunmalıdır. Bu bağlamda kişilerin kesinleşmiş yargı kararı olmadan ya da yargı kararına rağmen damgalanması, suçlu ilan edilmesi de asla kabul edilemez. Bu hukukun evrensel ilkesidir. Olmazsa olmazıdır. Türkiye, bir hukuk devletidir. Kurumlarıyla kanunlarıyla kurallarıyla bir hukuk devletidir. Hukuk devletinde yargı, bağımsız ve tarafsız mahkemelere aittir. Yargı bu yetkisini kullanırken dosyaya bakar, delillere bakar, ona göre karar verir ve esas itibarıyla bu vicdani kanaatiyle beraber Türk milleti adına karar verir, Türk milleti de bu kararı değerlendirir, eleştirir ya da katılır ama her halükarda bir hukuki sürecin yöneticisi yargı mercidir. Verilen karara eksik hatalı bulunuyorsa da itiraz merci ile de işleyen bir hukuk sistemi vardır."