Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, dün Ankara’da bir ailenin iftar sofrasının konuğu oldu. Gıda fiyatlarındaki zamlardan dert yanan bir aile üyesi “Pazarlarda kilo yazmıyor zaten. ‘15, iyiymiş kilosu’ diyorum. (Pazarcı) ‘yok abla, yarısı 15’ diyor. Hiç kilo fiyatı yok” sözleriyle hayat pahalılığından şikâyet etti. Aileye misafir olan bir komşu da “75-76’larda da yüksek enflasyon olmuştu ama gıda fiyatlarında bu denli yüksek artış olmamıştı. Mal ve hizmet fiyatları yine yükselmişti. Bu defa bir acayip oldu” diye konuştu. DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, eşi Zeynep Babacan, oğulları Emir ile Ramazan’ın ikinci iftarında Ankara’da Ata Mahallesi’nde oturan bir ailenin misafiri oldu. Babacan, iftarın ardından misafiri olduğu ailenin üyeleri ve komşularıyla sohbet etti. Babacan, “Asgari ücrete yüzde 50 sözüm ona zam yaptı yılbaşında. Mümkün değil hangi birine yetecek. Asgari ücrete gelen zam yüzde 51. Elektrik (zammı) yüzde 100’ün üzerinde. Doğalgaz işte iki tur geldi, yüzde 25 geldi bir yüzde 35 (zam) daha geldi” dedi. “75-76’LARDA DA YÜKSEK ENFLASYON OLMUŞTU AMA …” Aileye misafir olan bir komşu da “75-76’larda da yüksek enflasyon olmuştu ama gıda fiyatlarında bu denli yüksek artış olmamıştı. Mal ve hizmet fiyatları yine yükselmişti. Bu defa bir acayip oldu” diye konuştu. “PAZARLARDA KİLO YAZMIYOR, ‘15 (LİRA) İYİYMİŞ’ DİYORUM (PAZARCI) ‘YARISI’ DİYOR” Alışverişte etiketlere artık yarım kiloluk fiyatların yazıldığını söyleyen aile üyesi “Pazarlarda kilo yazmıyor zaten. ‘15, iyiymiş kilosu’ diyorum. (Pazarcı) ‘yok abla, yarısı 15’ diyor. Hiç kilo fiyatı yok” sözleriyle hayat pahalılığından şikâyet etti. “KUR ARTIŞININ FİYATLARA YANSIMASI 6 AY SÜRER” Tüketici enflasyonu ile üretici enflasyonu arasındaki farka dikkat çeken Babacan şunları söyledi: “Aradaki fark ne demek? ‘Maliyetler artmış. Üretici fiyatları artmış. Ama daha bunun hepsi tüketici fiyatlarına yansımamış’ demek. Maliyetlerde düşüş olup, üretici fiyatları biraz gerilese bile tamamı tüketici fiyatlarına henüz aktarılmadığı için nihai tüketici fiyatlarını çok etkilemez. Maliyet artışının tamamı henüz tüketiciye yansıtılabilmiş değil yani. Maliyetin daha tüketiciye yansıtılamayan yüzde 50’lik birikmiş kısmı var. Çünkü, talep tıkanıyor. Aradaki farkı üretici üstlenmek zorunda. Çünkü satamıyor. Maliyeti anında yansıttığında mal elinde kalır. Stokta olduğu sürece, stok eski fiyata satılabiliyor. ‘Eski fiyattan satayım, gidip borcumu ödeyeyim’ diyor…Kur arttıktan sonra onun nihai fiyatlara yansıması Türkiye’de 6 ay kadar sürer.” “PARASI BU KADAR KISA SÜREDE BU KADAR DEĞERSİZLEŞEN BAŞKA ÜLKE YOK” Kurdaki artışın fiyatlara etkisine değinen Babacan şöyle devam etti: “Türkiye’de fiyatlar sadece petrolün varil fiyatındaki artış kadar artsa sorun yok. 80 liradan 100 liraya mı çıktı? Yüzde 25’tir. Bu sorun değil yönetilir. Bu yönetilir. Ama petrolün varili kadar Türkiye’de artıyor fiyatlar, bir de kur kadar artıyor. Dolayısıyla kat kat bize yansımış oluyor. Onun için hayat birdenbire çok pahalandı. Bu kadar kur artışı başka bir ülkede yok. Bu kadar kısa sürede parası bu kadar değersizleşen başka bir ülke yok.” “MERKEZ BANKASI BANKALARDAN DAHA AZ FAİZ ALINCA PİYASA FAİZİ DÜŞMÜYOR” Babacan ayrıca Merkez Bankası’nın faiz ve rezerv politikasını da eleştirdi. Babacan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir de rezervleri de erittiler. Merkez Bankası’nın iki önemli enstrümanı vardır. Politika faizi bir de elindeki rezerv vardır. Rezervi zaten tüketti zaten eksiye düşürdü. Politika faizini de tam tersine çevirdi. Merkez Bankası bankalardan daha az faiz alınca piyasa faizi düşmüyor ki. O gün Merkez Bankası’nın politika faizi yüzde 14’ken Hazine yüzde 17 ile borçlanıyordu. Yani bankalar Merkez Bankası’ndan borç aldıklarında Merkez Bankası’na yüzde 19 faiz ödüyordu. Bunu yüzde 14’e indirdiler. Yüzde 19’ken Hazine faizi yüzde 17’ydi. Yüzde 14’e düştü, Hazine faizi yüzde 28’e, 29’a çıktı. Tam tersine sonuç verdi. Çünkü Hazine’nin faizi enflasyon beklentisine göre oluşuyor…İndirsin bakayım; memur maaşlarını ödeyemez. Tıkanır kalır. Hazine borçlanırken sürekli ihale açıyor. Tahvil ihalesi.” “ARKA KAPIDAN GİZLİ SAKLI DÖVİZ SATMIŞLAR. SIRF DAMAT BAŞARILI GÖRÜNSÜN DİYE” “Çok büyük kabahatleri var. Döviz rezervlerini satarak ülkenin bütün savunma kalkanlarını yok ettiler. Damat ‘bak ne güzel ekonomi yönetiyorum’ hani çıkıyor övünüyordu ya. ‘Kur 10 lira, 15 lira olacaktı, bak artmadı, düşüyor’ o gün yaptığı konuşmalara bakın tam o günlerde sürekli arka kapıdan gizli saklı döviz satmışlar. Sırf damat başarılı görünsün diye. Başka bir şey değil.”