Türkiye Geleneksel Türk Okçuluk Federasyonu Başkanı Cengiz Toksöz, geleneksel okçuluk tarihinden bahsetti. Uluslararası başarılara imza atmak istediğine değinen Toksöz, geleneksel Türk okçuluğunu dünyaya tanıtmak istediğini vurguladı. Türkiye’de yakın bir tarihte kurulan federasyon, okçulukla ilgilenen herkese kapılarını açtı.
Toksöz, Türkiye Geleneksel Türk Okçuluk Federasyonu ile hayat bulan geleneksel okçuluk tarihi hakkında Ok ve yayı elinize aldığınızda on binlerce yıl öncesine giden, bazı kaynaklarda insanlığın varoluşuyla birlikte ortaya çıktığı iddia edilen bir serüvenin içinde buluyorsunuz kendinizi. Ok ve yay ilkel insan topluluklarının hayatta kalma mücadelesinde çok önemli bir rol oynayan, İnsan topluluklarının barınma, giyinme, yiyecek ve savunma gibi birçok ihtiyacını karşılayabildiği iki unsur olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle, yay, insanlık tarihinin en önemli buluşlarından biri olarak gösterilmektedir. Savaş tarihinin de en önemli silahı olan ok ve yay, ateşli silahların bulunmasıyla tahtı biraz sarsılsa da tarihteki önemli yerini korumayı bilmiştir. Anadolu tarihinde de İslamiyet’i yayma misyonu ile hareket eden İslam-Arap güçlerinin mağlup ettiği düşmanlardan bir şeyler öğrenmekten geri durmamasıyla ve daha sonra Türk boylarının İslamiyet’i kabul etmesiyle birlikte, okçulukta Türk boylarına, Türk devletlerine doğru yayılarak, Orta Asya bozkırlarındaki yerini almaya başlamıştır. dedi.Türkiye Geleneksel Türk Okçuluk Federasyonu ile Türkiye Okçuluk Federasyonu arasındaki farkları anlatan Toksöz, “Kendine ait ritüellerini, farklı disiplinlerini, kıyafetlerini, farklı malzemelerini, ok atılan ok meydanlarını, nişan taşlarını, okçuluk tarihinde yer alan üstad-talebe ilişkisini, ok ve yaya atfedilen, yüklenen manasını, manevi iklimini geleneksel okçuluğun başlıca farklılıkları olarak sayabiliriz.” diyerek ekledi.

TGTOF teşkilat yapısından ve ulusal ile uluslararası hedeflerden bahseden Toksöz, “2019 yılında kurulan, merkezi Ankara’da bulunan federasyonumuzun, asil ve yedek yönetim kurul üyeleriyle birlikte oluşan 12 birimi, 5 kurul başkanlığı ve her birimin komisyon üyelerinin var olduğu, birçok ilde atanmış bulunan il temsilcileriyle birlikte güçlü bir teşkilat yapısı mevcuttur. Ulusal düzeyde her ilde, yerel güçlerle işbirliği içinde, il temsilcilerimiz vasıtasıyla, tüm Türkiye’de geleneksel okçuluğun varlığını hissettirmek, farkındalığını arttırmak ve o illerde yaşayan başta gençlerimiz olmak üzere herkese Türk okçuluğunun tarihsel, manevi ve kültürel yönlerinin aktarılmasını sağlamak. Uluslararası alanda olimpik bir branş olabilmesi için gerekli çalışmaların yapılması ilk hedeflerimizdendir. Ayrıca tüm dünyada tarihler boyunca taraflı tarafsız herkes tarafından kabul edilen Türk okçuluğunun, Türk yaylarının mükemmeliyetinin ve gösterdiği başarılarının unutturulmaması ve yeniden hatırlatılarak farkındalığının tüm dünyada yeniden ortaya çıkarılması için çalışmalarımızı arttıracağız.” dedi. Sporcu adaylarına seslenen Toksöz, “Şanlı tarihimizin, kültürümüzün içinde binlerce yıl öncesine doğru bir yolculuğa çıkmaya, bu yolculuk içinde Dünyaca meşhur Türk yayının ve okunun gizemini öğrenmeye, bu değerlerimizi yaşatmaya ve nesilden nesile aktarılmasına katkı sunmaya, Kemankeş (Okçu) sırrı olan ‘’ Attığın zaman sen atmadın, lakin Allah attı ‘’ ( Enfal Suresi 17.Ayet) düsturuyla gururu, kibri ayaklar altına almaya, her zaman en iyi dereceleri yaparak Ulusal ve Uluslararası müsabakalarda kulübünü ve Ülkesini en iyi şekilde temsil ederek kürsüde bayrağımızı en yukarıya çıkarmaya, başarılı bir sporcu olmaya, geleneksel Türk okçuluğunu denemeye ve bu sporu yapmaya davet ediyorum. Geleneksel Türk okçuluğunun en başta gelen düsturlarından olan önce ahlak ve maneviyat, kulüplerimize gelen sporcularımıza Türk Okçuluğunun tarihsel süreciyle birlikte anlatılan ilk husus olmaktadır. Sporcu (talebe) adayı daha sonrasında ısınma, ekipman, malzeme tanıma, teknik çalışma vb. gibi birçok eğitimi antrenörü (üstadı) tarafından almaktadır.” diyerek açıkladı.

