Ankara Barosu'ndan İstanbul Sözleşmesi Kararına Tepki
“9 SAYILI CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ 3/1 MADDESİ ANAYASAYA AÇIKÇA AYKIRIDIR”
Danıştay 10. Dairesi’nin çoğunluk üyeleri çözümü öncelikle Anayasa Mahkemesi’nce verilecek karara muhtaç olduğu açıkça anlaşılan bir uyuşmazlıkta, konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşımayarak dava konusu karara dayanak teşkil eden Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin anayasal denetiminin önüne geçmiştir. Zira, karara dayanak teşkil eden 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi 3/1 maddesi Anayasa’ya açıkça aykırıdır.
“SÖZLEŞMESİNDEN ÇIKILMASI KARARINDA KAMU YARARININ BULUNMADIĞI AÇIKÇA ANLATILIP ORTAYA KONMASINA RAĞMEN DAİRENİN ÇOĞUNLUK OYU TARAFINDAN DİKKATE ALINMAMIŞTIR”
Kadınlara yönelik şiddet ve aile içi şiddet olayları artarak devam ederken, bu şiddetin önlenmesine dair tedbirleri ve bu tedbirlerin uygulanmasında ayrımcılığın önüne geçilmesini hedefleyen İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması kararında kamu yararının bulunmadığı, aksine bu kararla toplumun ve bireylerin hedef haline gelmesine sebep olunacağı hususları yazılı ve sözlü olarak açıkça anlatılıp, ortaya konmasına rağmen dairenin çoğunluk oyu tarafından dikkate alınmamıştır.
Çoğunluk teşkil eden üç üyenin kararı ile ülkemizin temel hak ve özgürlüklere, ekonomik faaliyetlere ya da ülke güvenliğine dair taraf olduğu herhangi bir sözleşmeden bir kişinin iradesi ile çıkılabilmesinin önü açılmıştır.
“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN SİZ ÇIKSANIZ DA BİZ KALACAĞIZ”
Dairenin çoğunluk oyu ile verdiği, toplumca kabul görmesi mümkün olmayan ve kağıt üzerinde kalmaya mahkum bu karar hukuka, Anayasa’ya, usul ve yasaya açıkça aykırı olup hukuk tarihimizin karanlık sayfalarında yerini alacaktır.
Binlerce üyesi ve hak temelli merkezleri ile insan hak ve özgürlüklerini korumayı ve etkin şekilde kullanılmasını sağlamayı kendisine görev edinen Ankara Barosu olarak belirtmek isteriz ki, dairenin oy çokluğu ile verdiği ret kararı; sözleşmeden çıkılması ile şiddete açık ve korunmaya muhtaç hale gelen her bireyi, hiçbir ayrım gözetmeksizin koruma kararlılığımızda en küçük bir sapma yaratmamıştır ve verilecek hiçbir kararın bu etkiyi yaratması da mümkün olmayacaktır.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nca yapılacak temyiz incelemesi sonunda, Daire’nin oy çokluğu ile verdiği hukuki değerden yoksun bu kararın ortadan kaldırılacağına olan umudumuzu korumakla birlikte bilinmelidir ki; kadını, aileyi, dezavantajlı her bireyi siz korumasınız da biz koruyacağız… İstanbul Sözleşmesi’nden siz çıksanız da biz kalacağız.”
Bunlar da ilginizi çekebilir