Raporda; güneş enerjisiyle kendi elektriğini üreten veri merkezleri, etik ve itibar yönetimi yaklaşımı, sürdürülebilir endeksli kredi anlaşması ve sosyal sorumluluk projeleri öne çıktı.

2019 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınlayan Turkcell; farklı başlıklarda gerçekleştirdiği sürdürülebilirlik çalışmalarının detaylarını paylaştı. 2030 yılına kadar elektrik ihtiyacının tamamen yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı hedefleyen şirket, baz istasyonları, veri merkezleri ve ofis binalarında çevresel etkiyi azaltmaya yönelik çözümler geliştirdi ve Ankara Veri Merkezi’nin kendi elektriğini üretmesini sağlayarak sektörde bir ilke imza attı. Karbon ayak izi ölçümlemesi de yapan Turkcell, 2050 yılında ise karbon nötr olmayı hedeflediğini açıkladı.

SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİ GÜÇLENEREK DEVAM EDİYOR

Çalışmaları ‘Teknolojinin gücü ile eklim değişikliği ile mücadele’, ‘İnsan mutluluğu odaklı erişilebilir kapsayıcı hizmetler’ ve ‘İyi bir kurumsal vatandaş olmak’ gibi üç ana başlık altında ele alan şirketten yapılan yazılı açıklama şöyle:

“Etik ve İtibar Yönetimi yaklaşımı da ayrı bir başlıkta ele alındı. Kurumların iş ahlakı ve etik değerlere bağlılığını değerlendiren Etik Değerler Merkezi’nin, Turkcell Grup İç Denetim ekibini Türkiye Etik Ödülü’ne layık gördüğü belirtildi.

“Turkcell, sürdürülebilir finansman konusunda da yenilikçi adımlara imza attı ve Türkiye’den ‘Sürdürülebilirlik Endeksli Kredi’ çeken ilk telekom şirketi oldu. Böylece çevreye karşı sorumluluklar yerine getirilirken finansman maliyetlerinin düşmesi mümkün olacak.

“2019 Sürdürülebilirlik Raporu’nda sosyal sorumluluğa da geniş bir yer ayrıldı. Kadınları ekonomik olarak güçlendirmek ve girişimlerini desteklemek amacıyla başlatılan Geleceği Yazan Kadınlar Projesi’nin çıktıları paylaşırken; engellilere yönelik İçimdeki Hazine, Engel Tanımayanlar, Hayal Ortağım ve İşaret Dilim projeleri ile fırsat eşitliği çalışmalarının sürdürüldüğü ifade edildi. Türkiye’deki Suriyeli mültecilere yönelik gerçekleştirilen Merhaba Umut Projesi’nin de 1 milyondan fazla kişiye eriştiği ve projenin Birleşmiş Milletler Mülteci Örgütü (UNHCR) tarafından örnek gösterildiği raporda belirtildi.”