• CANLI TV İZLE
  • CANLI BORSA
  • İstanbul 14° AÇIK
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • İMSAK'A 02:00

  • HABER GÖNDER

  • CANLI SONUÇLAR
  • İDDAA PROGRAMI
  • VİDEO GALERİ
  • FOTO GALERİ

Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, Adana Kongresi’nde konuşuyor

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin Adana 1. Olağan Kongresi'ne videokonferans ile bağlanarak açıklama yapıyor. Davutoğlu'nun açıklamaları şöyle:  Yürekleri Akdeniz kadar geniş, başları Toroslar gibi dik, elleri Çukurova gibi b...

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin Adana 1. Olağan Kongresi’ne videokonferans ile bağlanarak açıklama yapıyor.

Davutoğlu’nun açıklamaları şöyle: 

Yürekleri Akdeniz kadar geniş, başları Toroslar gibi dik, elleri Çukurova gibi bereketli yiğit Adanalı kardeşlerim, Saygıdeğer Divan, Yeni bir ufka, yeni bir geleceğe yürüme iradesi gösteren değerli gelecek gönüllüsü kardeşlerim…  Saygıdeğer misafirler,

Hepinizi saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. 
Allah’ın rahmeti ve bereketi Adana’mızın ve ülkemizin üzerine olsun.
Bütün şehirlerimiz bizim ruh ve zihin dünyamızda özel bir konuma sahiptir ve her birini akademik hayatta da siyasi hayatta da özel bir isim ile anmışımdır.
Bu çerçevede Adana’ya hep öncü şehir diye hitap ettim. 
Daha vilayetler sıralaması yapıldığında bile A harfiyle birinci sıradan başlayan, sanki diğer vilayetleri arkasından sürükleyip götürecekmiş gibi, lokomotif gibi listede duran bir şehir. Tarihi kavşaklarda diğer şehirlere öncülük etmiş bir şehir. 
Adana, güçlü şahsiyetleriyle hep bulunduğu yerde fark edilen, fark edilecek işler yapan, bir şeylere öncülük eden, fark edilmediği zaman neredeyse rahatsız olan ve ben buradaydım diye haykırmak isteyen insanların şehri. Ben şu ana kadar tanıdığım Adanalılardan hiç pasif olanı, şurada bir kenarda bekleyeyim diyeni, çığır açmayanını görmedim, hep çığır açarlar. 
Karacaoğlan’ı düşünün, halk edebiyatının büyük çığırını açıp 
“Kozan Dağından neslimiz,
 ari Türkmen’dir aslımız, 
Varsak’tır durak yerimiz, 
gurbette yar eyler bizi. 
Vatanımız Adana, Maraş, 
Çukurova ilimiz var,
 Yaylamız Bulgar Dağı, 
Binboğa’dır benim ilim” diye haykıran ve şiiriyle, aşkıyla aşka öncülük eden, ben buradayım diyen bir Türkmen yiğidi. 
Durmadan yürüyen, yürüdükçe kültür üreten bir milletin arı Türkçesiyle o yürüyen kervanlara neredeyse aşk öncülüğü yapmış bir isim. 
Daha modern dönemlere geliniz, pasif, bir şekilde fark edilmeyen kimse yoktur Adana’da. Yılmaz Güney’den Ferdi Tayfur’a, Yaşar Kemal’den Suna Kan’a  ve Fatih Terim’e kadar bütün Adanalı sanatçılar, edebiyatçılar ve sporcular hep iddialı olmuşlar ve alanlarında çığır açmışlardır. 
Adana tarım, ticaret ve sanayi alanındaki modernleşmemizin de , yerel demokrasimizin de öncü şehridir. Bakınız öylesine çarpıcıdır ki Adana Belediyesinin kuruluşu 1871, daha ilk modernleşmeyle birlikte ilk kurulan, yapısal anlamda ilk kurulan belediyelerden biri. İlk demiryollarımızdan biri Adana ile Mersin arasında 1886’da tamamlanmış. Adana Ticaret Odası 1894’te, Adana Ticaret Borsası 1913’te kurulmuş. 
Türkiye’nin geleceğini inşa etmek üzere kurduğumuz partimiz açısından da Adana siyasetimizde öncü bir rol oynayacaktır. 
Buradan sizlerin şahsında, öncü şehrimiz Adana’yı ve onun ilçeleri Aladağ’ı, Ceyhan’ı, Çukurova’yı, Feke’yi, İmamoğlu’nu, Karaisalı’yı, Karataş’ı, Kozan’ı, Pozantı’yı, Saimbeyli’yi, Sarıçam’ı, Seyhan’ı, Tufanbeyli’yi, Yumurtalık’ı ve Yüreğir’i yürekten selamlıyorum.

Adana tarım, ticaret ve sanayi alanındaki modernleşmemizin de , yerel demokrasimizin de öncü şehridir. Bakınız öylesine çarpıcıdır ki Adana Belediyesinin kuruluşu 1871, daha ilk modernleşmeyle birlikte ilk kurulan, yapısal anlamda ilk kurulan belediyelerden biri. İlk demiryollarımızdan biri Adana ile Mersin arasında 1886’da tamamlanmış. Adana Ticaret Odası 1894’te, Adana Ticaret Borsası 1913’te kurulmuş. 
Türkiye’nin geleceğini inşa etmek üzere kurduğumuz partimiz açısından da Adana siyasetimizde öncü bir rol oynayacaktır. 
Buradan sizlerin şahsında, öncü şehrimiz Adana’yı ve onun ilçeleri Aladağ’ı, Ceyhan’ı, Çukurova’yı, Feke’yi, İmamoğlu’nu, Karaisalı’yı, Karataş’ı, Kozan’ı, Pozantı’yı, Saimbeyli’yi, Sarıçam’ı, Seyhan’ı, Tufanbeyli’yi, Yumurtalık’ı ve Yüreğir’i yürekten selamlıyorum.
Gerçekleştirmekte olduğumuz 1. Olağan Kongremiz bu açıdan çok özel bir önemi haizdir. 
Bugün ülkemizin geleceği için Adana’yı ve Adanalıları tekrar öncü bir rol oynamaya davet ediyoruz.
Bu çerçevede öncü şehrimizde öncü bir rol oynayan Kenan beyi ve ekibini tebrik ediyorum.
Aslında bu kongremizde sizlerle birlikte olmak ve Van’dan Tekirdağ’a, Ardahan’dan İstanbul’a, Batman’dan Bartın’a, Diyarbakır’dan Konya’ya kadar uzanan illerimizdeki kongrelerimizde yaşadığımız coşkuyu yaşamak istiyordum.

Ancak, korona salgınında yaşamakta olduğumuz yeni dalga bazı tedbirleri almamızı zorunlu kıldı.

Kongrelere katıldığımız illerimizde sadece havaalanında ve kongre salonunda değil sokaklarda da gördüğümüz yoğun ilginin hem teşkilat mensuplarımıza hem de vatandaşlarımıza risk oluşturmaması için bazı tedbirleri alma ihtiyacı hissettik.

Biz sağlık bakanının birinci dalganın ikinci pikini yaşıyoruz dediği günlerde Giresun’da çevre illerden gelen vatandaşlarımızla birlikte miting yapan iktidar yetkilileri gibi sorumsuz davranamazdık.

Geçtiğimiz günlerde Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Nedim bey il kongrelerimizin salgın için gerekli tedbirler alınarak asgari katılımla yapılması yönündeki kararımızı vatan sathındaki il yöneticilerimize tebliğ etti.

Değerli kardeşlerim,

Gelecek Partisi resmen kurulalı henüz dokuz ay oldu. Ancak; programıyla, ilkeleriyle, değerleriyle, kadrolarıyla ve bu zor zamanda gösterdiği performansla ülkemizin en güçlü, en köklü partilerinden birisi olacağını ispatladı.
Doğudan batıya, güneyden kuzeye Anadolu’yu harmanlamaya başladık. 
Bu kısa süre içinde, pandemi şartlarına rağmen  Adana ile birlikte 23 ilimizde ve 198 ilçemizde kongremizi tamamladık.
Bundan sonra da aynı tempoyla yurdumuzun dört bir yanında milletimizle buluşacak, dertlerini dinleyecek, tavsiyelerini ve hayır dualarını alıp daha güçlü bir şekilde yolumuza devam edeceğiz.  
Bizi medya ambargoları ve yok sayma taktikleri ile durduracaklarını zannedenlere bir kez de Adana’dan sesleniyorum: 
Çabanız boşunadır, pandemi şartları imkan verdiği ölçüde adım adım vatan sathını dolaşarak milletimiz ile buluşacak ve bu ambargoları kırarak milletimize sesimizi ulaştıracağız.
Siyasette esas olan medyada görünmek değil, milletin kalbine girebilmektir.
Öncelikle bu noktaya gelmemizde katkısı olan sizlere, bütün kardeşlerimize teşekkür ediyorum.
İmkansızlıkları, baskıları, ahlaksızlıkları, zorlukları umursamadan TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNE SAHİP ÇIKTIĞINIZ için size şükranlarımı sunuyorum.
1.Olağan Adana Kongremiz hayırlara vesile olsun.
Hepinizden Allah razı olsun.

Kıymetli Kardeşlerim,
Türkiye’nin çok önemli, can yakıcı sorunları var. 
Bu sorunların çoğu da mevcut iktidarın çözüm üretememesinden, milletin dertleriyle dertlenmeyi bırakmasından, liyakat yerine körü körüne sadakati öncelemesinden, kendi gündemini milletin gündeminin üstünde tutmasından kaynaklanıyor. 
İktidarın Koronavirüsle mücadelede konusundaki lakaytlığını, ciddiyetsizliğini görüyorsunuz. Uzunca bir süredir, her akşam düzmece bazı rakamlar açıklamaktan başka koronavirüsle ilgili hiçbir gündemleri yok. 
İllere yönelik, sektörlere yönelik, yaşa yönelik hiçbir ayrıt edici politikaları yok.
Hiçbir önlem almadıkları gibi milletimizin kendi önlemini almasını sağlayacak gerçek rakamları vermekten de kaçıyorlar. 
Sağlık Bakanı her akşam Koronavirüs nedeniyle hastalanan ve hayatını kaybeden vatandaşlarımıza ilişkin rakamlar açıklıyor.
Öncelikle vefat eden tüm vatandaşlarımıza rahmet, hastalarımıza şifa, ailelerine sabır ve metanet diliyorum. 
Hükümet bu konuda çok yanlış bir politika izliyor. 
Gerçek rakamların verilmemesi dolayısıyla ülkemizin durumunun ne olduğunu hiçbirimiz bilmiyoruz. 
Aranızda Sağlık Bakanlığının açıkladığı rakamların doğru olduğunu, gerçek durumumuzu yansıttığını düşünen var mı?
Her birimiz kendi akrabalarımızın, tanıdıklarımızın, hemşerilerimizin şahit olduğumuz durumlarına bakıp gerçek rakamın hükümetin açıkladığı rakamın kat kat üzerinde olduğunu biliyoruz. 
Açıklama yapan bakanlık da inandırıcı olmadığının farkında. 
Daha iki gün önce Sağlıkla ilgili birçok sivil toplum kuruluşu ortak bir bildiri yayınlayarak kelimenin tam anlamı ile alarm verdiler. 
Artık tükeniyoruz, yorulduk, bizi duyun dediler. 
Tek dertleri hangi rakamı açıklarsak zaten çamura saplanmış ekonomi daha da batağa sürüklenmez.
Tek dertleri, ne yaparsak artık çuvala sığmayan mızrağı biraz daha saklamayı başarırız.
Sağlık Bakanlığı’nı biran önce gerçek rakamları paylaşmaya, vaka ve ölüm sayıları üzerinde sır perdesini aralamaya, hükümeti de il, bölge ve yaş eksenli ayrıntılı bir strateji geliştirmeye davet ediyorum. 
Sağlık bakanlığı sağlık çalışanlarının hukuklarını korumaktan bile aciz.
Dün Kayseri kongremizde yaptığım konuşmada Aile Hekimlerinin sorunlarını gündeme getirmem büyük yankı yaptı.
Aile hekimlerimizden yoğun teşekkür mesajları aldım. Ben de kadirşinaslıkları dolayısıyla kendilerine teşekkür ederim.
Biz Gelecek Partisini haksızlıklar ve adaletsizlikler karşısında susmak için değil, sesini duyuramayanların sesi olmak için kurduk. 

Az,z Adanalılar,
Değerli Kardeşlerim,

Aynı yönetme sorunu Milli Eğitim Bakanlığında da yaşanıyor.
Türkiye nüfusu genç bir ülke. Milletimiz çocuklarının eğitimine her şeyden daha fazla önem veriyor. 
Ülkemizde sadece zorunlu eğitimdeki öğrenci sayısı 20 milyon civarında.
Hükümet okulların önce 31 Ağustos’ta açılacağını duyurdu, ardından bu tarihi 21 Eylül’e erteledi. 
Bu karara rağmen, okulların açılıp açılmayacağına ilişkin herhangi bir netlik yok. 
Bunun temel sebebi, okulların açılmasına ilişkin hükümet tarafından hiçbir objektif kriterin ortaya konamamış olmasıdır. 
Hükümetin okulların açılmasına ilişkin somut bir stratejisi yoktur.
Milli Eğitim okulların açılmasıyla ilgili ikna edici, güven verici bir stratejiye sahip olmadığı gibi, okulları açmaya yönelik hiçbir ciddi hazırlık içerisinde de değildir. 
Okullar mevcut yapılarıyla mı eğitime devam edecekler, sınıflar nasıl bölünecek, sınıfların öğrenci sayısına göre herhangi bir planlama yapıldı mı? Kamuoyuna yansıyan hiçbir ikna edici açıklama mevcut değildir.
Milli Eğitim Bakanlığı adeta Sağlık Bakanlığı’nın veya Cumhurbaşkanı’nın okulları açmama kararından medet ummaktadır. 
Değerli Kardeşlerim, eleştirdiğimiz konulara ilişkin çözüm önerileri de geliştiriyoruz. 
Bize göre; okulların açılmasına ilişkin temel strateji şu olmalıdır: 
Vaka sayısı veya yoğunluğuna göre somut bir kriter ortaya konmalı ve o kritere göre okulların açılıp açılmayacağına karar verilmelidir. 
Salgının kontrol altında olduğu her yerde en azından belirli sınıf ve yaş düzeylerinde okullar açılmalıdır.
Salgının kontrol altında olduğu yerlerde veyahut hiçbir vaka olmayan bir yöremizde eğitim-öğretime ara vermenin makul bir gerekçesi yoktur. 
Çalışan anne ve babaların ihtiyaçları göz önüne alınarak esnek politikalar benimsenmelidir.
Yeni okula başlayacak çocuklara ilişkin özel politikalar geliştirilmelidir. 
Okula başlayacak ve yeni bir öğretmenle tanışacak olan birinci sınıf çocuklarının psikolojileri dikkate alınarak uygun çözümler üretilmelidir. 
Bu kapsamda okulların temizlik ve hijyen malzemesi ihtiyaçları sağlanmalı ve temizlik personeli artırılmalıdır. 
Özellikle dezavantajlı çocukların pandemi dolayısıyla oluşan kayıplarının telafi edilmesi ve okul ihtiyacının karşılanması için ek tedbirler alınmalıdır. 
Yoksul aile çocuklarının uzaktan eğitimlerinin aksamaması için ücretsiz tablet veya bilgisayar verilmelidir. 

Kıymetli Kardeşlerim,
Aziz Adanalılar,

Adana deyince son yıllarda aklımıza gelen bir başka hikâye daha var.
Hikâye diyorum çünkü gerçekten bu hepinizin benden çok daha yakinen bildiğiniz olay bu koalisyon iktidarının her şeyini tek seferde anlatmaya yetiyor.
30 Mart 2016’da o zaman Adana Büyükşehir Belediyesinin MHP’nin elinde bulunduğu dönemde Devlet Bahçeli Köprüsü olarak temeli atılan köprünün hikayesi. 
Sayın Bahçeli’nin isminin köprüye verilmesini “gurur vesilesi” gördüğü 2016’dan; yahu benim adımı buradan kaldırın Erdoğan olsun bu köprünün ismi demeye başladığı 2020’ye kadar neler oldu neler!
Köprü ilk önce 115 milyona ihale ediliyor.
Sonra bu ihale iptal ediliyor, yeni ihale ile 215 milyona yapılacağı ilan ediliyor.
Resmen açık artıma gibi…
Emin olun mal pazarında göremezsiniz bu manzaraları.
195 milyon para harcanıyor. 
Yani köprünün neredeyse bitmiş olması lazım.
İlk ihaledeki 115’i ciddiye alırsanız 80 milyon TL sı da fazladan harcanmış.
Sonra seçimi kaybediyor Cumhur İttifakı, yeni başkan köprünün bitmesi için ihale bedelinin iki katı yani 400 milyona yakın daha paraya ihtiyaç olduğunu söylüyor.
Çıktı mı 2016’da 115 milyona ihale edilen Devlet Bahçeli köprüsü 600 milyona.
Tabi Belediye Başkanı Sayın Zeydan Karalar’a olmadık tepkiler gösteriyorlar.
Sanki o batırmış gibi Devlet Bahçeli köprüsünü.
Ne mi oluyor en sonunda:
İki şey oluyor.
Birincisi Bahçeli dört yıl öncesi gurur vesilesi gördüğü isminin köprüye verilmesi işinden cayıyor. Erdoğan’ın ismi verilsin diyor.
İkincisi, köprü için Cumhurbaşkanlığı bütçe başkanlığından 700 milyon kaynak onaylandı. Cumhurbaşkanı ise 530 milyon verileceğini söyledi. Başka bir deyişle, köprü eğer biterse, 830 milyona bitmiş olacak.
Hasılı kelam, bu koalisyon iktidarının hikayesinde:
115 milyona yapılacak köprü 830 milyona mal oluyor demektir.
Burada neye yanalım bilmiyorum.
Dağa taşa kendi isimlerini vermelerine mi?
Harcanan milyonlara mı?
Aleni yolsuzluk yapılıyor diye bağıran yatırımlara mı?
Bu kadar aleni yolsuzluk olunca isimlerini bile geri çekenlere mi?
Bu Deli Dumrul köprüsüne hanginizin ismini verecekseniz aranızda anlaşın. Ama asla şehitlerin kanıyla abideleşmiş 15 Temmuz’u alet etmeyin. 
15 Temmuz sizin bile yaşanan yolsuzluktan çekinerek isminizi geri çektiğiniz yolsuzlukların ayıbı örtmek için alet etmeyin!
Biz kendilerine yardımcı olalım.
Köprünün ismi Bahçeli mi Erdoğan mı olsun diye sancı çekmelerine gerek yok.
Bu köprünün ismi bellidir.
Sayın Bahçeli’nin üslubuyla söylersek; Bu köprünün harcı liyakatsizlik, planı ciddiyetsizlik, temeli yolsuzluktur.
İsmi de bellidir: Deli Dumrul köprüsü, Deli Dumrul…

Ayrıntılar geliyor…

Bu haber hakkında düşüncelerinizi yorum kısmında belirtebilirsiniz!

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Öztrak: İdam cezasına karşıyız

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0
sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
520.167

VAKA

418.331

İYİLEŞME

14.316

ÖLÜM

101.836

AKTİF VAKA

sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
64.977.782

VAKA

41.705.009

İYİLEŞME

1.501.907

ÖLÜM

23.272.773

AKTİF VAKA

Çağın Gazetesi'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Çağın Gazetesi'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.