h Dolar 8,7540 %0.21
h Euro 10,3906 %0.21
h Altın (Gr) 495,59 %-0,30
h Bitcoin 314351 %-5.15323
İstanbul 20°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

DİĞER YAZARLARIMIZ

Mustafa Alphan Başbekleyen
Yazarın Kaleminden

Mustafa Alphan Başbekleyen
malphanbasbekleyen@cagingazetesi.com.tr

Yazarın sayfası

Hibrit/Harmanlanmış Eğitim; Online Öğrenme – Yüz Yüze Eğitim

Hibrit/Harmanlanmış Eğitim; Online Öğrenme – Yüz Yüze Eğitim
4

BEĞENDİM

ABONE OL

İki binli yılların başında milenyum değişiminin bu kadar hızlı olacağını çok az insan dışında kimse tahmin etmiyordu. Düzenli olarak gerçekleştirilen “Dünya Ekonomik Form” toplantılarının gündem ve içeriklerini geriye doğru gözden geçirdiğimizde 1990’ların sonundan itibaren dijital değişimin başladığını/başlatıldığını görmek mümkündür. Bu değişimin her alandaki yansımasını görmeyi bırakın  yaşıyor durumdayız. Belki de değişimin artık geri dönülemeyecek şekilde hayatımıza girdiğinin en bariz sonucu “Eğitim”dir.

Eğitim konusunda değişimi yakalayamayan hiçbir ülke değişimin lokomotifi olma şansına da sahip olamayacaktır. Her kriz, içinde birçok felaketi barındırırken fırsatları da beraberinde getirir. Son bir yıldır yaşanan Covid-19 krizi sağlık ve ekonomik krizler başta olmak üzere tüm dünyaya birçok sorunun kapısını açmıştır. Elbette “Eğitim” de bundan fazlasıyla nasibini aldı. Eğitim çağındaki çocuklar en temel hakları olan eğitimden mahrum kaldılar. Bu konuda Ülkeler kendi çözümlerini üreterek eğitim çağındaki çocukların eğitim haklarını muhafaza etmeye çalıştılar (!)

Dünya liderlerinin Covid salgını ile dillendirdikleri “Dünya artık eski dünya olmayacak” cümlesi hayatın her alanında inanılmaz hızda bir değişimin fitilini de ateşlemiştir. 2020 yılı “Dijital Çağın” miladı olarak anılacaktır. Artık kendimizi ifade için kullandığımız kelime ve kavramlara da yenilerini eklemeye başladık. Veri Analizi, Veri Ambarı, Yapay Zeka, Hibrit (Harmanlanmış Eğitim), Online Öğrenme/Eğitim, güvenli sınav sistemleri vb.

Hibrit (Harmanlanmış) eğitim nedir?

Eğitim, sağlık hizmetleri ve ekonomik refah dahil olmak üzere toplumun en acil sorunlarının çoğunu anlamak için radikal ve iddialı çalışmalar sunan ve ABD’de faaliyet gösteren “The Clayton Christensen Enstitute” Hibrit/Harmanlanmış eğitimi şu şekilde tanımlıyor; “Öğrenmenin bir kısmının öğrencinin zaman, mekan, izlenecek yol veya öğrenme hızı konusunda belirli bir ölçüde kontrole sahip olduğu çevrimiçi ortamda, diğer kısmının ise evin dışında fiziksel bir ortamda yüz yüze gerçekleştiği ve bu yöntemlerin birleşerek entegre bir öğrenme deneyimi sağladığı bir örgün eğitim programıdır.”

Küresel değişimden doğrudan etkilenecek olan “Eğitim” sistemleri her kademesinde artık Hibrit/Harmanlanmış eğitimin bir tercih olmaktan çıkıp, zorunluluk olduğunu kabullenmek durumundadır. Bu değişime direnmek değişimin öznesi olmak yerine nesnesi olmak anlamı taşıyacaktır.

Özellikle öğrenme konularında artık zaman ve mekân kavramları anlamını yitirmiş, bilgiyi elde etmek/öğrenmek saniyeler kadar kısalmış, mekan sorunu ise ortadan kalkmıştır. Eğitimin temel unsurlarından olan “Öğrenme”, resmi ifade biçimimizle “Öğretim” zaman ve mekânı ortadan kaldıracak şekilde her an ve her yerde gerçekleşebilir hale gelmiştir. Dolayısıyla öğrencilerin “Öğretim/Öğrenim” için okul, sınıf, atölye gibi mekanlara ve ders, teneffüs, etüt gibi zamanlamalara olan ihtiyacı ortadan kalkmıştır. Zaman ve mekân sınırlamasına ihtiyaç duymaksızın elde edilebilecek olan “Öğretim/Öğrenme” için okul ve öğretmenin rollerinde de artık önemli bir değişim zorunluluk haline gelmiştir.

En tepedeki eğitim sistem yöneticileri, il, ilçe ve okullardaki eğitim yöneticileri, sınıfta ders sorumlusu öğretmenler bunun ne anlama geldiğini kavramak zorundadır. Okulda sıra masa yerine evde masa sandalye kullanılması, okulda tahta dijital ekran yerine evde bilgisayar tablet kullanılması, kâğıt kalem yerine cep telefonu vs. enstrümanların kullanılması hibrit eğitim anlamına gelmemektedir. Okul dışına taşan zaman ve mekânın eğitim için nasıl kullanılacağı tüm eğitimcilerin sorması ve üzerinde durması gereken önemli bir konudur. Her ne kadar öğretmen ve öğrencinin geleneksel anlamdaki rolleri değişmiyorsa da eğitim için ayrılan zaman-mekân kavramları ile öğrenme enstrümanları ile kullanma yöntem ve usulleri uçtan uca yeniden tasarlanmalıdır.

Millî Eğitim Bakanlığının her şeyden önce her tür ve kademedeki eğitim yöneticileri ile öğretmenlerin bu değişimi kavrayabilmeleri için online, uzaktan, hibrit yöntemlerini kullanarak eğitimden geçirmesi gerekmektedir. Zaman, mekân ve değişen eğitim enstrümanlarının nasıl yönetileceği, nasıl kullanılacağı, değişen metot ve usullerin neler olduğu konularında bilgilendirilmeleri hayati önem taşımaktadır.

Proje ve ödevlendirmenin yeniden tanımlanması

Öğrencinin uygulayacağı basamakların çevrimiçi/çevrimdışı olarak planlanması

Kullanılacak materyal, malzeme ve metotların belirlenmesi

Bireysel veya grup çalışmalarının tespiti

Yapılan çalışmanın dijital platformlar veya yüz yüze ortamlarda sunumu gibi çalışmalar, senkron/asenkron planlamalar “Hibrit Eğitim” çalışmalarının omurgasına yerleştirilmelidir.

Normal eğitim hayatına dönüş gerçekleşmiş olsa bile özelikle üniversiteler başta olmak üzere K12 düzeyindeki eğitim kurumlarında “Hibrit Eğitim” güçlü bir eğitim modeli olarak hayatın içinde olmaya devam edecektir. Çünkü birçok kulanım kolaylığını ve avantajları içinde barındırmaktadır. Hibrit eğitim yüz yüze gerçekleştirilen bir eğitimi öğrencinin istek, ihtiyaç ve imkanları doğrultusunda çevrimiçi araçlarla zenginleştirdiği gibi çevrimiçi enstrümanlarla yapılan öğrenme süreci de yüz yüze buluşma zamanlarındaki eğitim-öğrenme işlevi ile kuvvetlendirmektedir. Dijital olarak sürdürülen öğrenme süreci yüz yüze buluşmalarla beceri ve davranışsal eğitimlerin tamamlanmasına imkan verecektir.

Gücünün bir kısmını mekân ve zamanın manipüle edilebilmesinden alan hibrit eğitim modelinde senkron (eş zamanlı) ve asenkron (eş zaman zorunluluğu olmadan) birçok pedagojik çıktılar, kazanımlar ve beceriler elde etmek mümkündür.

Genellikle geleneksel eğitim modelinin uygulandığı sınıf öğrenme ortamlarında bireysel öğrenmelere zaman ayırmak ve ilgi odaklaması mümkün olmaz.  Sınıfta süre, mekân ve öğrenci sayıları gibi nedenler bireysel öğretimi sınırlandırırken hibrit eğitimde bu olumsuzluklar kolaylıkla aşılabilecektir.

Öğrenme süreçlerinin büyük bir bölümü okul dışında gerçekleşeceğinden yüz yüze eğitimde davranış, beceri geliştirme, duygusal gelişim ve kazanımlar için daha geniş zaman imkânı doğacaktır.

Hibrit eğitim aynı zamanda geleneksel olarak beş gün yüz yüze verilen eğitimin taşıdığı birçok sorunların üstesinden gelinebilmesi için eğitim yöneticileri ve öğretmenler için de pek çok fırsatlar ve imkanlar barındırmaktadır. Çevrimiçi öğrenme araçlarının senkron-asenkron olarak işe koşulabilmesi bireysel yeteneklerin ortaya çıkmasına, farklılıkların daha rahat ifade edilebilmesine, bireysel sorumluluk farkındalıklarına, otonom disiplinin gerçekleşmesine büyük katkılar sağlayacaktır. Geleneksel eğitimdeki edilgen öğretim süreci daha etkin bir öğrenme sürecine evrilecektir.

Bu zorlu salgın sürecinde bile şartlar uygun hale getirilerek uzaktan eğitimin yanında yüz yüze eğitim de belirli günlerde verilmelidir. Öğrencilerin bilişsel, duygusal, sosyal, aktif öğrenme ve eğitim alma süreçlerinde yüz yüze eğitim vazgeçilemez büyük bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyacın karşılanmaması halinde çocuklarımız eksik bir eğitim süreci nedeni ile telafisi güç sorunlarla karşılaşacağı da akıllardan çıkarılmamalıdır. Ancak her alanda olduğu gibi eğitimde de artık yaşanması kaçınılmaz olan değişim için hantal/bürokratik alışkanlıklardan kurtulmak zorundayız. Yaşanması kaçınılmaz olan değişime hükmedebilmek için eğitimdeki dönüşümü planlamalı ve “Hibrit Eğitim” modelini eğitim sistemimize entegre etmeliyiz. Bu değişim önümüzde bir seçenek olarak değil bir zaruret olarak durmaktadır.

Sistem yönetici ve uygulayıcılarına düşen en büyük görev hibrit eğitim yönteminin sağladığı imkân ve avantajlardan en hızlı ve verimli bir şekilde faydalanmaktır. Öğrencilerimizin yaşadıkları kayıpları minimize etmek ve değişimin edilgen bir yönetileni değil etkin yöneteni olmak için bir an evvel harekete geçmektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.